kıbbe

kez

≈ TTü kezin tekrar, yeniden ≈ ETü kezik dönüş, tekerrür, sıra ETü kez- dolanmak +Uk

keza

Ar ka-ḏā كذا zbu, şu (işaret sıfatı), böyle, şöyle (işaret zarfı) § Ar ka ك zgibi Ar ḏā ذا zo

kezalik

Ar ka ḏāliki كذالك zbunun gibi, böyle Ar ḏāliku ذالك zbu

kezban

öz Kezban bir kadın adı Fa kaḏ-bānū كذبانو zhanım efendi, ev sahibesi

kezzap

Fa tīzāb تيز آب z«keskin su», her çeşit asit

kıbbe

"çörek (Suriye yemeği)" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
çöreği ve kübeybesi ve muklesi ve katâyifi ve şekeri

Ar ḳubayba(t) قبيبة z [#ḳbb fuˁayl küç.] kubbecik, içli köfte Ar ḳubba(t) kubbe

 kubbe


18.08.2017
kıble

Ar ḳibla(t) قِبلة z [#ḳbl fiˁla(t) mr.] yön, özellikle namaz yönü Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi

kıblenüma

§ Ar ḳibla(t) قبلة zkıble Fa numā نما zgösteren (Fa numūdan göstermek )

kıç

<< OTü-KT kıç bacağın arkası

kıdem

Ar ḳidam قدم z [#ḳdm] 1. önde olma, önce olma, erken gelme, 2. eskilik, öncelik Ar ḳadama قدم zönde veya önce idi, adım attı ≈ Aram ḳədam קְדַם z [#ḳdm] önce veya önde olmak, öncelik, önce

kıkır

onom hafif gülme sesi