kışkırt|mak

kıstak

TTü kısta- daraltmak, sıkmak +Uk <? TTü kısıt +(g)A-

kıstas

Ar ḳisṭās قسطاس z [#ḳsṭs q.] 1. tartı, terazi, 2. resmen belirlenmiş tartı standardı Aram ḳisṭā/ḳīsṭā קסטא zbir tartı birimi EYun ksestḗs ξεστής zRoma İmparatorluğunda bir sıvı hacim ve tartı birimi (litrenin yarısı kadar) Lat sextarius altıda bir, a.a. Lat sex altı +ari°

kış1

<< ETü kış soğuk mevsim

kış2

ünl kovma ünlemi

kışır

Ar ḳişr قِشْر z [#ḳşr] kabuk Ar ḳaşara قَشَرَ zkabuk soydu

kışkırt|mak

KTü: kıçkırmak [ Codex Cumanicus, 1303]
clamo [bağırırım] - χeǵχirirmen ... clamor [bağırtı]- χeǵχirmak TTü: ğıjğırmak [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
mezkūr topun elli vukıyye demir güllesi asker-i İslam üzere bir gūne ğıjğırup feryād ederek ˁubūr etti TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kışkırmak: ürküp kaçmak (...) kışkırtmak: ürkütüp telaş ettirmek, kızdırıp tevhīş etmek.

<< OTü kışkır-/ġıjġır- haykırmak, çığlık atmak

Benzer sözcükler: kışkırtıcı

Bu maddeye gönderenler: gıcır (gacır)


06.05.2015
kışla

<< ETü kışlaġ/kışlak kışlama yeri ETü kışla- +I(g) ETü kış +lA-

kıt

Ar ḳaḥṭ قحط z [#ḳḥṭ faˁl msd.] kıtlık, kuraklık Ar ḳaḥaṭa قَحَطَ zkıtlık oldu

kıta

Ar ḳiṭˁa(t) قِطْعة z [#ḳṭˁ fiˁla(t) mr.] bölük, kısım, kesim, askeri birlik, coğrafyada kıta, şiirde bölük, paragraf Ar ḳaṭaˁa قَطَعَ zkesti

kıtal

Ar ḳitāl قِتَال z [#ḳtl fiˁāl msd.] mukatele (öldürüşme), katliam (toplu öldürme) Ar ḳatala قَتَلَ zöldürdü

kıtık

<< TTü kırtık kırpıntı TTü kırt-/kırp-/kırk- yün kesmek +Uk