kütikül

küşayiş

Fa guşāyiş گشايش zaçıklık Fa guşādan, guşā- گشادن, گشا zaçmak +iş << OFa vişātan, vişā- a.a. << İr vi+ ?

küşleme

?

küt1

Fa kund كند zyuvarlak, top gibi, keskin ve sivri zıddı

küt2

onom sert vurma sesi

küt3 böreği

<< TTü Kürt böreği kızartma yufka ve pudra şekeri ile yapılan bir börek

kütikül

[ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
kütikül: Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bunların kurumasına engel olan deri. [ Milliyet - gazete, 1987]
tırnak ile deri arasındaki ince derinin bakımıdır. Kütikül denen bu deri (...)

Fr cuticule İng cuticle dericik, yaprak zarı, tırnak dibi derisi Lat cuticulus [küç.] dericik Lat cutis deri +icul°


30.09.2017
kütle

Ar kutla(t) كتلة z [#ktl fuˁla(t) mr.] yığın, küme Ar katala كتل zyığdı

kütük

OYun kōdikos κώδικος z1. ağaç gövdesi, tomruk, 2. büyük defter, yasa külliyatı Lat cōdex, cōdic- a.a.

kütüphane

Fa kutubχāne كتبخانه zkitapevi, kitaplık § Ar kutub كتب z [#ktb fuˁul çoğ.] kitaplar (Ar kitāb كتاب z [t.] ) Fa χāne خانه zev

küvet

Fr cuvette [küç.] leğen, yıkama veya yıkanma teknesi Fr cuve varil, fıçı +et° << Lat cupa varil, fıçı

Ar لا zdeğil, yok, hayır (edat)