kütük

küt1

Fa kund كند zyuvarlak, top gibi, keskin ve sivri zıddı

küt2

onom sert vurma sesi

küt3 böreği

<< TTü Kürt böreği kızartma yufka ve pudra şekeri ile yapılan bir börek

kütikül

Fr cuticule İng cuticle dericik, yaprak zarı, tırnak dibi derisi Lat cuticulus [küç.] dericik Lat cutis deri +icul°

kütle

Ar kutla(t) كتلة z [#ktl fuˁla(t) mr.] yığın, küme Ar katala كتل zyığdı

kütük

"tomruk" [ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-miḳṭara [Ar.]: Ve daχı tomruk ve kütük didükleri ağacdur "... büyük defter" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
kütük: (...) esās-ı kütüb, sicillāt ana defteri. kör kütük "kendini bilmeyecek kadar sarhoş" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Tutuşmuş Gönüller, 1926]
Kendini kaybedinceye kadar o zıkkımı iç. Bir sürü hergelenin omuzlarına bin. Kör kütük eve gel.

OYun kōdikos κώδικος z1. ağaç gövdesi, tomruk, 2. büyük defter, yasa külliyatı Lat cōdex, cōdic- a.a.

 kodeks

Benzer sözcükler: körkütük, kütük demir, kütükleşmek, nüfus kütüğü


13.03.2018
kütüphane

Fa kutubχāne كتبخانه zkitapevi, kitaplık § Ar kutub كتب z [#ktb fuˁul çoğ.] kitaplar (Ar kitāb كتاب z [t.] ) Fa χāne خانه zev

küvet

Fr cuvette [küç.] leğen, yıkama veya yıkanma teknesi Fr cuve varil, fıçı +et° << Lat cupa varil, fıçı

Ar لا zdeğil, yok, hayır (edat)

labada

Yun lápatha [çoğ.] Yun lápathon λάπαθον zyaprakları yenen bir yaban otu, rumex patientia << EYun lápathon/lápathos λάπαθον za.a. (Kaynak: LS sf. 1030)≈? EYun laparós λαπαρός zyumuşak, kof

labia

İng/Lat labia Lat labia pudendi [çoğ.] kadın cinsel organının dudakları Lat labium dudak << HAvr *leb- a.a.