küpe

künh

Ar kunh كُنْه z [#knh fuˁl ] bir şeyin özü veya son derecesi, cevher, esas

künk

İt cunicolo istihkâm tüneli, lağım << Lat cuniculus 1. tavşan, 2. tavşan tüneli, askeriyede istihkâm tüneli

künye

Ar kunya(t) كنية z [#knw fuˁla(t) mr.] lakap, san, soyadı

küp1

<< ETü kǖp su veya şarap küpü ≈ Fa kūb/χumb كوپ za.a. ≈ Aram gūb, gob גּוֹב, גּוּב zözellikle yere gömülen küp, sarnıç ≈ Akad gubbu a.a.

küp2

Fr cube kare prizması Lat cubus oyun zarı, oyun zarına benzeyen geometrik şekil EYun kýbos κύβος za.a. Sam

küpe

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
küpe [[küpe]], küpe yarık [[demirden örme zırh]]

<< ETü küpe kulağa takılan süs ≈ Moğ köbege a.a.


05.03.2020
küpeşte

Yun kupastí κουπαστί zkürek dayama yeri Yun kupí κουπί zkürek << EYun kōpē κώπη za.a.

kür

Fr cure tedavi << Lat cura ilgi, ihtimam, gözkulak olma, nöbet tutma, tedavi (Kaynak: E-M 159)<< ALat coisa a.a.

kürar

Fr curare Güney Amerika yerlilerinin ok uçlarında kullandığı zehir İsp curaré a.a. Karib

küratör

Fr curateur İng curator yeddiemin, korunması için bir malın teslim edildiği kimse Lat curator bir işe gözkulak olan kimse Lat curare bakmak, gözkulak olmak, tedavi etmek +(t)or

kürdan

Fr cure-dent «diş temizler», diş temizleme çıtası § Fr curer ihtimam göstermek, temizlemek (<< Lat curare bakmak, gözkulak olmak ) Fr dent diş (<< Lat dens, dent- a.a. )