künefe

kümes

Yun kimásion κοιμάσιον zuyuma yeri Yun kimoúme κοιμούμαι zyatmak, uyumak +ion << EYun koimáō κοιμάω zyatırmak, uyutmak

kümülatif

Fr cumulatif biriken, birikimli Lat cumulativus a.a. Lat cumulare yığmak, biriktirmek +()tiv°

kümülüs

Lat cumulus küme, yığın << HAvr *ku-m-ol-o- küme, kabarmış şey +ul° HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) şişmek, kabarmak

künde

Fa kunda كنده ziri ve kalın ağaç, tomruk, bukağı << OFa kundak tomruk OFa kund/gund yuvarlak nesne, top +a

kündekâri

Fa kande kārī كنده كارى zağaç üstüne oyma işi § Fa kanda كنده zkazılmış, oyulmuş (Fa kandan كندن zkazmak, oymak +a ) Fa kārī كارى zişçilik

künefe

"Antakya usulü sıcak tel kadayıf" [ Milliyet - gazete, 1966]
Antakya'nın (...) meşhur künefe adı verilen peynirli sıcak kadayıfını tatmak

Ar kunāfa(t) كنافة z [#knf fuˁāla(t) mr.] tel kadayıfı Ar kanafa كنف zkanadı altına aldı, kucakladı

 kenef

Not: BK sf. gülac maddesinde "Araplar maruf ekmek kadayıfına katayıf ve tel kadayıfına künefe derler." Ancak Türkçe metinlerde eski örneğine rastlanmadı.


19.08.2018
küner

Yun kukunára κουκουνάρα zkozalak veya çam fıstığı ≈ OYun kounárion κουνάριον za.a.

künh

Ar kunh كُنْه z [#knh fuˁl ] bir şeyin özü veya son derecesi, cevher, esas

künk

İt cunicolo istihkâm tüneli, lağım << Lat cuniculus 1. tavşan, 2. tavşan tüneli, askeriyede istihkâm tüneli

künye

Ar kunya(t) كنية z [#knw fuˁla(t) mr.] lakap, san, soyadı

küp1

<< ETü kǖp su veya şarap küpü ≈ Fa kūb/χumb كوپ za.a. ≈ Aram gūb, gob גּוֹב, גּוּב zözellikle yere gömülen küp, sarnıç ≈ Akad gubbu a.a.