kümes

kültür

Fr/İng culture 1. ekip biçme, tarım, 2. terbiye, eğitim, 3. bir toplumun (eğitim yoluyla elde edilen) töre ve simgeleri Lat cultura a.a. Lat colere ekip biçmek, toprak işlemek +(t)ura

külünk

Fa kulung كلنك ztaş kazması, minkar

külüstür

Yun kílistra κύλιστρα zcambazhane, oyun yeri, ahırın bir bölümü << EYun kylistḗrion/kýlistra κυλιστήριον/κύλιστρα z«yuvarlanma yeri», hayvanların toz ve çamurda debelendiği yer EYun kylíndō κυλίνδω zyuvarlanmak +tēr

kümbet

Fa/OFa gunbad گنبد zkubbe Aram ḳubbtā קֻבְּתָא z [#ḳbb] a.a.

küme

Ar kūma(t) كومة zyığın, öbek, çokluk EYun kýma κύμα za.a. EYun kýō κύω zşişmek, kabarmak, top gibi olmak +ma(t) << HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) içi boşalmak

kümes

[ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
tavuk kümesine, sığır tamına dönmiş. [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
chumés [kümes]: pollaio ... stia [tavuk veya domuz? yuvası]

Yun kimásion κοιμάσιον zuyuma yeri Yun kimoúme κοιμούμαι zyatmak, uyumak +ion << EYun koimáō κοιμάω zyatırmak, uyutmak

 koma1

Not: Karş. İng cemetery "mezarlık" < EYun koimetērion "uyuma yeri". Anlam ilişkisi için karş. tünek "geceleme yeri".


24.08.2017
kümülatif

Fr cumulatif biriken, birikimli Lat cumulativus a.a. Lat cumulare yığmak, biriktirmek +(t)iv°

kümülüs

Lat cumulus küme, yığın << HAvr *ku-m-ol-o- küme, kabarmış şey +ul° HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) şişmek, kabarmak

künde

Fa kunde كنده ziri ve kalın ağaç, tomruk, bukağı << OFa kundag tomruk OFa kund/gund yuvarlak nesne, top +a

kündekâri

Fa kande kārī كنده كارى zağaç üstüne oyma işi § Fa kande كنده zkazılmış, oyulmuş (Fa kandan كندن zkazmak, oymak +a ) Fa kārī كارى zişçilik

künefe

Ar kunāfa(t) كنافة z [#knf fuˁāla(t) mr.] tel kadayıfı Ar kanafa كنف zkanadı altına aldı, kucakladı