külüstür

külte

?

kültivar

İng cultivar doğal veya yapay mutasyonla elde edilen bitki alt-türü (İlk kullanım: 1923 L. H. Bailey, İng. botanikçi.) İng cultivated variety

kültive

Fr cultiver işlemek, terbiye etmek, yetiştirmek OLat cultivare [den.] toprağı işlemek OLat cultivus işlenmiş Lat colere +()tiv°

kültür

Fr/İng culture 1. ekip biçme, tarım, 2. terbiye, eğitim, 3. bir toplumun (eğitim yoluyla elde edilen) töre ve simgeleri Lat cultura a.a. Lat colere ekip biçmek, toprak işlemek +()tura

külünk

Fa kulung كلنك ztaş kazması, minkar

külüstür

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
külüstür: Eski, köhne, pejmürde.

Yun kílistra κύλιστρα zcambazhane, oyun yeri, ahırın bir bölümü << EYun kylistḗrion/kýlistra κυλιστήριον/κύλιστρα z«yuvarlanma yeri», hayvanların toz ve çamurda debelendiği yer EYun kylíndō κυλίνδω zyuvarlanmak +tēr

 silindir


01.10.2017
kümbet

Fa/OFa gunbad گنبد zkubbe Aram ḳubbtā קֻבְּתָא z [#ḳbb] a.a.

küme

Ar kūma(t) كومة zyığın, öbek, çokluk EYun kýma κύμα za.a. EYun kýō κύω zşişmek, kabarmak, top gibi olmak +ma(t) << HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) içi boşalmak

kümes

Yun kimásion κοιμάσιον zuyuma yeri Yun kimoúme κοιμούμαι zyatmak, uyumak +ion << EYun koimáō κοιμάω zyatırmak, uyutmak

kümülatif

Fr cumulatif biriken, birikimli Lat cumulativus a.a. Lat cumulare yığmak, biriktirmek +()tiv°

kümülüs

Lat cumulus küme, yığın << HAvr *ku-m-ol-o- küme, kabarmış şey +ul° HAvr *ḱewh₁- (*ḱew-) şişmek, kabarmak