küheylan

küfeki

Yeni Yunanca kufáki κουφάκι z "ponza taşı veya talk" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca kouphólithos κοῦφολιθος z "süngersi kireç taşı" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Yunanca koûphos κοῦφος z "kof, hafif" sözcüğünden türetilmiştir.

küffar

Arapça kfr kökünden gelen kuffār كفّار z "kâfirler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kāfir كافر z sözcüğünün fuˁˁāl vezninde çoğuludur.

küfran

Arapça kfr kökünden gelen kufrān كفران z "dini reddetme, nimeti inkâr etme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice kpr kökünden gelen kaphrān כַּפְרָן z "inkârcı, dinsiz" sözcüğü ile eş kökenlidir.

küfür

Arapça kfr kökünden gelen kufr كفر z "dini inkâr ve reddetme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kafara كفر z "örttü, (dini) inkâr etti" fiilinin fuˁl vezninde masdarı olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük Aramice/Süryanice kəphar "inkâr etmek, silmek" fiili ile eş kökenlidir.

küfürbaz

Arapça kufr "sövgü" ve Farsça bāz "oynatan" sözcüklerinin bileşiğidir.

küheylan
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bir küheylān at Menteş Bölükbaşı'nın mukaddemā çatlayan atı yerine verdiler

Köken

Arapça kḥl kökünden gelen kuḥaylān كحيلان z "soylu Arap atı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça kuḥayl كحيل z "siyaha boyanmış, sürmeli" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça kuḥl كحل z "antimon, siyah boya, sürme" sözcüğünün fuˁayl vezninde küçültme halidir.

Daha fazla bilgi için alkol maddesine bakınız.


12.01.2015
kükre|mek

Eski Türkçe kökre- "arslan sesi çıkarmak, böğürmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe kögüz "göğüs" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

kükürt

Farsça gūgird گوگرد z "yanıcı bir madde, sulphur" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen gōgird sözcüğünden evrilmiştir.

kül1

Eski Türkçe kül "ateş artığı" sözcüğünden evrilmiştir.

kül2

Arapça kll kökünden gelen kull كلّ z "1. tüm, bütün, 2. tamlık, bütünlük" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Arapça sözcük Aramice/Süryanice kl kökünden gelen kāl כָל z "hep, tüm, bütün" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen kalu veya kulu sözcüğü ile eş kökenlidir. )

külah

Farsça kulāh veya kullāh كلاه z "soylulara mahsus yüksek başlık" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça kulāv sözcüğünden evrilmiştir. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice kalāḥ כַלָח z "yüksek başlık, taç" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. ) Aramice/Süryanice sözcük Arapça ḳulla(t) قلّة z "zirve, tepe" sözcüğü ile eş kökenlidir.