kûfi

kudret

Ar ḳudra(t) قُدرة z [#ḳdr fuˁla(t) mr.] güç, iktidar Ar ḳadara قَدَرَ zölçüştü, güçü yetti

kudur|mak

<< ETü kutur- delirmek (<< ETü *kuturi- ) ETü kutuz deli +I-

kuduz

<< ETü kutuz deli ≈ ETü kut baht, tanrısal rahmet

kudüm

Ar ḳudm قُدْم z [#ḳdm fuˁl msd.] önden gitme, öncelik Ar ḳudum قُدُم z [fuˁul ] önde giden Ar ḳadama قَدَمَ zönden gitti

kudüs

Ar ḳuds قُدْس z [#ḳds] 1. kutsallık, kudsiyet, 2. kutsanmış şey veya yer, harim (Ar ḳadusa قَدُسَ zkutsal idi, kutsandı ) Aram ḳədūşā קְדוּשָׁא zkutsallık, arınma, kutsal yer, harim ≈ Akad ḳadāşu ritüel arınma (İlk kullanım: ‎)

kûfi

Ar kūfī كوفى z [nsb.] Kûfe'ye özgü, bir hat uslubu öz Kūfa ͭ كوفة zIrak'ta bir kent, Kûfe


03.10.2017
kuğu

<< ETü kuġu kuş a.a.

kuka1

Yun kukía κουκία z [çoğ.] Yun kúkion κουκίον z [küç.] bakla tanesi EYun kókkos κόκκος ztane, çekirdek, çam fıstığı, nar tanesi +ion

kuka2

Port coco hindistan cevizi << Lat coccus çekirdek, çam fıstığı EYun kókkos κόκκος za.a.

kukla

Yun kukûla κουκοῦλα z1. kukuleta, külah, 2. tahtadan oyma külahlı figür (Kaynak: DuCG sf. 1:727)Lat cuculla külah

kuku

çoc ku-ku