kâşif

kaşar

~? İbr kaşer כָּשֵׁר zYahudi dini kurallarına uygun (yiyecek)

kaşe

Fr cachet metal baskı, mühür, damga Fr cacher bastırmak [esk.] +et° << Lat coactare sıkmak, kısmak, basmak Lat con+ agere, act- yapmak

kaşı|mak

<< ETü kaşı- kazımak, kaşımak

kaşık

<< ETü kaşuk (tahtadan yontulmuş) kaşık <? ETü kaşı- yontmak, kazımak +Uk

kaşıkçıl

<< TTü kaşıkçin kaşık gagalı su kuşu ETü *çin kuş

kâşif

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
kāşif-i esrār-i ḥaḳīḳat

Ar kāşif كاشف z [#kşf fāˁil fa.] keşfeden, bulan Ar kaşafa كَشَفَ zbuldu

 keşif


25.06.2015
kaşkariko

≈ Yun kaskaríka κασκαρίκα zkandırmaca, tuzak İt cascare düşmek, tuzağa düşmek

kaşkaval

İt caciocavallo «at peyniri», kaşar peynirine benzeyen Güney İtalya'ya özgü bir tür peynir § İt cacio peynir (<< Lat caseus/caseum a.a. ) İt cavallo at

kaşkol

Fr cache-col boyunluk § Fr cache sakla Fr col boyun

kaşmir

Fr cachemire İng cashmere Keşmir şalı taklidi bir tür ince yünlü kumaş öz Kaşmīr Kuzey Hindistan'da bir ülke, Keşmir

kat|mak

<< ETü kat- 1. eklemek, karıştırmak [geçişli fiil], 2. katılaşmak [geçişsiz fiil] ETü ka- koymak +It-