izbe

izale

Ar izāla(t) إزالة z [#zwl ifˁāla(t) IV msd.] giderme, yoketme Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

izan

Ar iḏˁān إذعان z [#ḏˁn ifˁāl IV msd.] boyun eğme Ar ḏaˁana ذَعَنَ zboyun eğdi, birinin üstünlüğünü kabul etti

izaz

Ar iˁzāz إعزاز z [#ˁzz ifˁāl IV msd.] değer verme, ağırlama Ar ˁazza عَزَّ zyüceldi, güçlendi

izbandut

İt sbandito sürgüne veya ağır cezaya mahkûm edilmiş kimse, forsa, hükümlü İt sbandire aforoz etmek, sürgün etmek << OLat *exbandire a.a. Ger e(x)+ *bandan yargılamak

izbarço

Ven sbalzo bir çeşit gemici düğümü (Kaynak: LF sf. §571.)(≈ İt balzo a.a. ) << Lat balteus kemer, özellikle kılıç taşıma kemeri

izbe

[ Codex Cumanicus, 1303]
camera [oda] - Fa: ghugira - Tr: yzba [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
etrāf-ı ḥıṣarde izbeler idüp [hisarın çevresinde kulübeler yapıp] gizlenmişler idı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
izbe yer: pislik mahal, harabe

Rus/Bulg izba изба zköylü kulübesi, hücre << ESlav istba oda, hücre OLat *istuba şömine (Kaynak: Derksen sf. 215)

 soba


10.12.2015
izci

TTü iz +çI

izdiham

Ar izdiḥām إزدحام z [#zḥm iftiˁāl VIII msd.] sıkma, sıkışma, kalabalık etme, zahmet Ar zaḥama زحم zsıktı, sıkıştırdı, kalabalık etti

izdivaç

Ar izdiwāc إزدواج z [#zwc iftiˁāl VIII msd.] eşleşme, evlenme Ar zawc زَوْج z

izdüşüm
izhar

Ar iẓhār إظهار z [#ẓhr ifˁāl IV msd.] görünür kılma, gösterme Ar ẓahara ظَهَرَ zbelirdi, göründü