izafe

iyon

Yeni Latince ion "artı veya eksi elektrik yüklü atom" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) Latince sözcük Eski Yunanca iōn ιών z "giden" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca ʰíēmi, i- ἱήμι z "gitmek, yol almak" fiilinden türetilmiştir. Yunanca fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *h₁ey- (*ei̯-) biçiminden evrilmiştir.

iyot

Fransızca iode "bir element" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1812 Joseph Louis Gay-Lussac, Fr. kimyacı.) Fransızca sözcük Eski Yunanca iodḗ ιοδή z "menekşe rengi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca íon, iod- ίον, ιοδ- z "menekşe" sözcüğünden türetilmiştir.

iz

Eski Türkçe iz "ayak izi, yara izi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *i- veya *iy- "yürümek, gitmek" biçiminden Eski Türkçe +Uz ekiyle türetilmiştir.

iz(o)+

Fransızca ve İngilizce iso+ "[bileşik adlarda] eş, aynı" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Eski Yunanca īsos ίσος z "eşit, aynı" sözcüğünden alıntıdır.

izabe

Arapça ḏwb kökünden gelen iḏāba(t) إذابة z "(metal veya buz) eritme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏāba "eridi" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

izafe
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Bir erde sebeb fiˁlge izāfet kılur, bir erde müsebbibge izāfet kılur. [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ızāfet: koşmak. izafi [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
izāfī: izāfete ve ilhāka müteallik. Sıklet-i izāfī [özgül ağırlık] Yeni Osmanlıca: izafiyet "relativite, görecelik, bağıllık" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
her on beş günde bir çarşamba günleri Yüksek Mühendis mektebinde İzafiyet Nazariyesine dair

Köken

Arapça ḍyf kökünden gelen iḍāfa(t) إضافة z "1. konuk getirme, koşma, ekleme, ilişkilendirme, 2. Arapça gramerde bağıl isim, isim tamlaması" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḍāfa "konuk oldu" sözcüğünün ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için ziyafet maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

izafe etmek, izafî, izafiyet, muzaf


09.10.2017
izah

Arapça wḍḥ kökünden gelen īḍāḥ ايضاح z "aydınlatma, açıklama, berrak kılma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça waḍaḥa وضح z "aydınlandı, açıklığa kavuştu" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

izale

Arapça zwl kökünden gelen izāla(t) إزالة z "giderme, yoketme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zāla زَالَ z "düştü, eksildi, tükendi" fiilinin ifˁāla(t) vezninde (IV) masdarıdır.

izan

Arapça ḏˁn kökünden gelen iḏˁān إذعان z "boyun eğme" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḏaˁana ذَعَنَ z "boyun eğdi, birinin üstünlüğünü kabul etti" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

izaz

Arapça ˁzz kökünden gelen iˁzāz إعزاز z "değer verme, ağırlama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁazza عَزَّ z "yüceldi, güçlendi" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

izbandut

İtalyanca sbandito "sürgüne veya ağır cezaya mahkûm edilmiş kimse, forsa, hükümlü" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca sbandire "aforoz etmek, sürgün etmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Geç Latince aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *exbandire fiilinden evrilmiştir. Geç Latince fiil Germence yazılı örneği bulunmayan *bandan "yargılamak" fiilinden e(x)+ önekiyle türetilmiştir.