istintak

istinabe

Ar *istināba(t) إستنابة z [#nwb istifˁāla(t) X msd.] Ar nāba نَاب znöbet tuttu

istinaf

Ar istiˀnāf إستئناف z [#Anf istifˁāl X msd.] yeniden başlama, baştan alma Ar ānif آنف zönceki, önde giden (≈ Ar anf أنف zburun )

istinat

Ar istinād إستناد z [#snd iftiˁāl VIII msd.] dayanma, dayanak alma Ar sanada سند zdayandı

istinkâf

Ar istinkāf إستنكاف z [#nkf istifˁāl X msd.] utanarak veya küçümseyerek bir şeyden yüz çevirme, kaçınma, reddetme Ar nakafa نكف zküçümsedi, reddetti

istinsah

Ar istinsāχ إستنساخ z [#nsχ istifˁāl X msd.] belge veya kitabı kopyalama, nüsha çıkarma Ar nasaχa نسخ zkopyaladı, temize çekti

istintak

"sorgu" [ İstanbul Mahkemesi 121 no. Şeriye Sicili, 1816]
hazır-ı mezbur dahi istinṭāk olundukda [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
istinṭāḳ: davada sorup söyletmek, isticvāb.

Ar istinṭāḳ إستنطاق z [#nṭḳ istifˁāl X msd.] konuşturma Ar naṭaḳa نطق zkonuştu

 nutuk

Bu maddeye gönderenler: müstantik


14.11.2017
istirahat

Ar istirāḥa(t) إستراحة z [#rwḥ istifˁāla(t) X msd.] soluk alma, dinlenme Ar rāḥa رَاحَ zsoluk aldı

istirdat

Ar istirdād إسترداد z [#rdd istifˁāl X msd.] geri isteme, geri alma Ar radda ردّ zgeri çevirdi

istirham

Ar istirḥām إسترحام z [#rḥm istifˁāl X msd.] merhamet dileme, rica etme Ar raḥima رحم zmerhamet etti

istiridye

Yun strídia στρείδια z [çoğ.] Yun strídion στρείδιον z«kemik gibi şey», deniz kabuklusu << EYun óstreion όστρειον z [küç.] a.a. ≈ EYun ostéon οστέον zkemik +ion << HAvr *h₃ésth₁ (*óst) kemik veya kemiğe benzer kabuk

istiskal

Ar istiṯḳāl إستثقال z [#s̠ḳl istifˁāl X msd.] ağır bulma, yüksünme, bir sözü hakaret sayma Ar ṯaḳula ثقل zağır idi