istikamet

istihlas

Ar istiχlāṣ استخلاص z [#χlṣ istifˁāl X msd.] arıtma, ayrıştırma Ar χalaṣa خلص zarındı, kurtuldu

istihraç

Ar istiχrāc إستخراج z [#χrc istifˁāl X msd.] maden veya gömü çıkarma, (bir ifadeden) anlam veya sonuç çıkarma Ar χaraca خرج zçıktı

istihsal

Ar *istiḥṣāl إستحصال z [#ḥṣl istifˁāl X msd.] üretme, elde etme Ar ḥaṣala حَصَلَ züredi, hasıl oldu

istihsan

Ar istiḥsān إستحسان z [#ḥsn istifˁāl X msd.] beğenme, hoş görme, güzel sayma Ar ḥasuna حَسُنَ zgüzel idi

istihza

Ar istihzāˀ إستهزاء z [#hzA istifˁāl X msd.] alay, aşağılama Ar hazaˀa هزا zalay etti, aşağıladı

istikamet

"doğruluk" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
istıḳāmet: doğrılık, sadakat. Rectitudo, integritas, sinceritas. "... doğrultu, yön" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
istıḳāmet: (...) cihet.

Ar istiḳāma(t) إستقامة z [#ḳwm istifˁāla(t) X msd.] dik durma, düz gitme, doğruluk, dürüstlük Ar ḳāma قَامَ zdurdu

 kamet

Not: "Yön" anlamı Türkçede modern dönemde türemiş olmalıdır.

Bu maddeye gönderenler: müstakim


05.08.2017
istikbal

Ar istiḳbāl إستقبال z [#ḳbl istifˁāl X msd.] 1. yönelme, karşılama, 2. konuk kabul etme Ar ḳabala قَبَلَ zyöneldi Ar ḳabila قَبِلَ zaldı

istiklal

Ar istiḳlāl إستقلال z [#ḳll istifˁāl X msd.] 1. küçümseme, hiçe sayma, 2. hükümdarı hiçe sayma, isyan, bağımsızlık Ar ḳalla قَلَّ zaz idi, küçük idi

istikrah

Ar istikrāh إستكراه z [#krh istifˁāl X msd.] iğrenme, nefret etme Ar kariha كَرِهَ ziğrendi

istikrar

Ar istiḳrār إستقرار z [#ḳrr istifˁāl X msd.] kararlı olma, olduğu yerde durma Ar ḳarra قرّ zdurdu, karar kıldı

istikraz

Ar istiḳrāḍ إستقراض z [#ḳrḍ istifˁāl X msd.] faizle borçlanma Ar ḳarḍ قرض zfaizle verilen borç