iskender

iskat

Ar isḳāṭ إسقاط z [#sḳṭ ifˁāl IV msd.] düşürme Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

iskele

İt scala basamak, merdiven, gemilerin yanaştığı rıhtım << Lat scālae basamak, merdiven << ALat *scand-sla Lat scandere basamak çıkmak, tırmanmak << HAvr *skendʰ- basmak, tırmanmak

iskelet

Fr squelette a.a. EYun skeletón σκελετόν z1. kuruyup büzüşmüş şey, ceset, 2. iskelet EYun skéllomai σκέλλομαι zkurumak, sertleşmek +t° << HAvr *(s)kelh1- kurumak

iskemi

Fr ischémie kan dolaşımında duraklama EYun isχaimía ισχαιμία za.a. § EYun ísχō ίσχω zdurdurmak, tutmak EYun ʰaíma ἁῖμα zkan +ia

iskemle

Yun skamníon σκαμνίον ztabure, banko, sırtsız sandalye Lat scabellum/scabillum a.a. +ion Lat scabere yontmak +ell°

iskender

iskender kebabı "yoğurtlu döner yemeği" [ Milliyet - gazete, 1979]
tereyağlı iskender kebabının hiçbir zaman ekşi olmamalı yoğurdu

öz İskender Bursa'da bir kebapçı dükkânı adı Ar al-iskandar الإسكندر zbir erkek adı, özellikle Büyük İskender EYun aléksandros αλέξανδρος z«er savan», a.a. § EYun aleksō αλεξω zdefetmek, kovmak, savmak EYun anēr, andr- ανηρ, ανδρ- zerkek, adam, er

Not: Bursa'nın İskender kebapçısına özgü bir yemek olarak en az 1960 dolayında tanınmıştır. Ancak yaygın bir yemek türü olarak en erken 1979'da duyuldu.


18.08.2017
iskete

Yun skathí σκαθί zbir tür ötücü kuş, carduelis spinus << EYun skánthos σκάνθος za.a.

iskonto

Fr escompte OLat excomputare indirim yapmak Lat e(x)+ computare hesaplamak

iskorbüt

Fr scorbut C vitamini eksikliğinden doğan bir hastalık Nor skyrbjúgr a.a.

iskorpit

Yun skorpídion σκορπίδι z [küç.] «akrepçik», zehirli dikenleri olan bir balık Yun/EYun skorpíos σκορπίος zakrep +ion Sam #ˁḳrb a.a.

islam

Ar islām إسلام z [#slm ifˁāl IV msd.] 1. (özellikle Tanrıya) teslim olma, boyun eğme, 2. bir din Ar aslama [IV f.] teslim oldu, barıştı