iskele

iskân

Ar iskān إسكان z [#skn ifˁāl IV msd.] konaklatma, yerleştirme, sakinleştirme Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi, ikamet etti

iskandil

İt scandaglio deniz derinliği ölçmeye mahsus düğümlü ip, ölçek << OLat *scandaculum ölçek

iskarpela

İt scalpello Ven scarpèlo ağaç yontma bıçağı, kalemtraş Lat scalpellum/scalprum a.a. Lat scalpere/sculpere yontmak +ell°

iskarpin

Fr scarpin İt scarpino [küç.] hafif ayakkabı İt scarpa ayakkabı, özellikle tahtadan yontulmuş pabuç, sabo +in°2

iskat

Ar isḳāṭ إسقاط z [#sḳṭ ifˁāl IV msd.] düşürme Ar saḳaṭa سَقَطَ zdüştü

iskele

"rıhtım" [ Neşrî, Kitab-ı Cihannümâ, 1492]
Ol Hatun gemiler hāzır itdirüb iskeleye inüb māl ve esbābın murādınca yükledüb İstanbul’a gitti. [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
schiéle: scala oue uanno le navi & li mercati [gemilerin ve malların yanaştığı rıhtım] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
iskele: Binalarda kurulmuş kereste karaçav (...) geminin solu.

İt scala basamak, merdiven, gemilerin yanaştığı rıhtım << Lat scālae basamak, merdiven << ALat *scand-sla Lat scandere basamak çıkmak, tırmanmak << HAvr *skendʰ- basmak, tırmanmak

Benzer sözcükler: iskele sancak


07.04.2019
iskelet

Fr squelette a.a. EYun skeletón σκελετόν z1. kuruyup büzüşmüş şey, ceset, 2. iskelet EYun skéllomai σκέλλομαι zkurumak, sertleşmek +t° << HAvr *(s)kelh1- kurumak

iskemi

Fr ischémie kan dolaşımında duraklama EYun isχaimía ισχαιμία za.a. § EYun ísχō ίσχω zdurdurmak, tutmak EYun ʰaíma ἁῖμα zkan +ia

iskemle

Yun skamníon σκαμνίον ztabure, banko, sırtsız sandalye Lat scabellum/scabillum a.a. +ion Lat scabere yontmak +ell°

iskender

öz İskender Bursa'da bir kebapçı dükkânı adı Ar al-iskandar الإسكندر zbir erkek adı, özellikle Büyük İskender EYun aléksandros αλέξανδρος z«er savan», a.a. § EYun aleksō αλεξω zdefetmek, kovmak, savmak EYun anēr, andr- ανηρ, ανδρ- zerkek, adam, er

iskete

Yun skathí σκαθί zbir tür ötücü kuş, carduelis spinus << EYun skánthos σκάνθος za.a.