inci

inayet

Arapça ˁny kökünden gelen ˁināya(t) عناية z "1. ilgilenme, önemseme, 2. özellikle Allah'ın gösterdiği lütuf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁanā عنا z "ilgilendirdi, kaygılandırdı, anlamlı idi" fiilinin fiˁāla(t) vezninde masdarıdır.

inbisat

Arapça bsṭ kökünden gelen inbisāṭ إنبساط z "genleşme, rahatlama, ferahlama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça basaṭa بسط z "yaydı, açtı" fiilinin infiˁāl vezninde (VII) masdarıdır.

ince

Eski Türkçe inçge veya yinçge "ince, narin" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yinç- "küçülmek? daralmak?" biçiminden Eski Türkçe +gA ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *ñin(i)ş- biçiminden evrilmiştir.

incele|mek

Türkiye Türkçesi ince sözcüğünden Yeni Türkçe +lA- ekiyle türetilmiştir.

incentive

İngilizce incentive "1. özendirme, teşvik, 2. bir şirket elemanlarına ödül olarak verilen ayni hak veya ödül" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince incentivus "coşturan, harekete geçiren, oynatan (müzik)" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince incinere "şarkıya katılmak, eşlik etmek" fiilinden +()tiv° ekiyle türetilmiştir. Latince fiil Latince canere, cant- "şarkı söylemek" fiilinden in+1 önekiyle türetilmiştir.

inci
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: "İnci Irmağı, Sir Derya nehrinin üst kısmına Çinlilerin verdiği ad" [ Orhun Yazıtları, 735]
yinçü ügüz keçe temir kapıgka tegi süledimiz [İnci ırmağını geçip Demirkapıya dek asker sürdük] Eski Türkçe: "... inci" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yinçü: al-luˁluˁ

Köken

Eski Türkçe yinçü "inci" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Çince zhēn- zhū 珍珠 z "«kıymetli cevher», inci" sözcüğünden alıntıdır.


19.01.2015
incik

Orta Türkçe inçik veya yinçik "bacağın ince bölümü, ayak bileği" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yinç- "daralmak, incelmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

incil

Arapça incīl إنجيل z "Kuran'a göre Hıristiyan dininin kutsal kitabı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Süryanice ewangiliyon ܐܘܢܓܠܝܘܢ z "İsa'nın havarilerince yazılmış hayat hikâyesi" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca euangḗlion ευαγγήλιον z "1. iyi haberci, müjdeci, 2. İsa'nın havarilerince yazılmış hayat hikâyesi" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca εῦ z "iyi, hayırlı" ve Eski Yunanca ángēlos άγγηλος z "elçi, haberci" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen ángaros veya angérios sözcüğü ile eş kökenlidir. Yunanca sözcük Akatça aggaru "kraliyet hizmetkârı, ulak, elçi" sözcüğünden alıntıdır. )

incin|mek

Orta Türkçe inçin- veya yinçin- "küçük düşmek, aşağılanmak" fiilinden evrilmiştir. Türkçe fiil Eski Türkçe yinçür- "boyun eğmek, hizmet etmek" fiili ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yinç- "inmek? küçülmek?" biçiminden Türkiye Türkçesinde +In- ekiyle türetilmiştir.

incir

Farsça ancīr أنجير z "incir" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Yunanca angúrion αγγούριον z "1. incir, 2. hıyar" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Yunanca ánguros άγγουρος z "kapçık, bal peteği" sözcüğünden +ion ekiyle türetilmiştir. (Kaynak: Du Cange, Glossarium Mediae et Infimae Graecitatis sf. I.9) Yunanca sözcük Eski Yunanca ángos άγγος z "1. küçük sıvı kabı, kapçık, 2. bal peteği hücresi" sözcüğünden türetilmiştir. (Kaynak: Liddell & Scott, A Greek-English Lexicon sf. 7)

inç

İngilizce inch "bir uzunluk birimi, fitin onikide biri" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Eski İngilizce ynce sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince uncia "birim, onikide bir" sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince unus "bir" sözcüğünden türetilmiştir.