inayet

inam

Ar inˁām إنعام z [#nˁm ifˁāl IV msd.] nimet sunma, ihsan etme Ar naˁama نَعَمَ zhoşnut oldu, nimetlendi

inan

ETü *ına- güvenmek +In

inan|mak

<< ETü ınan- güvenmek, inanmak ETü *ına- a.a. +In-

inanç

<< ETü ınanç güvenilen kimse, mutemet; bir unvan, vezir ETü ınan- +(In)ç

inat

Ar ˁinād عناد z [#ˁnd fiˁāl msd.] inat etme, keyfi veya sübjektif olma Ar ˁanada عَنَدَ zısrar ve inat etti Ar ˁind عِنْد ztaraf, sübjektif görüş

inayet

[ Kutadgu Bilig, 1069]
Bayat kimke ḳılsa ˁināyat [Allah kime inayet ederse]

Ar ˁināya(t) عناية z [#ˁny fiˁāla(t) msd.] 1. ilgilenme, önemseme, 2. özellikle Allahın gösterdiği lütuf Ar ˁanā عنا zilgilendirdi, kaygılandırdı, anlamlı idi

Not: Karş. Aram ˁanā עֲנָא "cevap vermek, duasına kulak vermek".

Bu maddeye gönderenler: itina (mutena), mana (manen, manevi, mani2, manidar, yani)


02.04.2015
inbisat

Ar inbisāṭ إنبساط z [#bsṭ infiˁāl VII msd.] genleşme, rahatlama, ferahlama Ar basaṭa بسط zyaydı, açtı

ince

<< ETü inçge/yinçge ince, narin ETü *yinç- küçülmek? daralmak? +gA << ETü *ñin(i)ş-

incele|mek

TTü ince +lA-

incentive

İng incentive 1. özendirme, teşvik, 2. bir şirket elemanlarına ödül olarak verilen ayni hak veya ödül Lat incentivus coşturan, harekete geçiren, oynatan (müzik) Lat incinere şarkıya katılmak, eşlik etmek +()tiv° Lat in+1 canere, cant- şarkı söylemek

inci

<< ETü yinçü inci Çin zhēn- zhū 珍珠 z«kıymetli cevher», a.a.