inat

inak

ETü ına- güvenmek +Uk

inam

Ar inˁām إنعام z [#nˁm ifˁāl IV msd.] nimet sunma, ihsan etme Ar naˁama نَعَمَ zhoşnut oldu, nimetlendi

inan

ETü *ına- güvenmek +In

inan|mak

<< ETü ınan- güvenmek, inanmak ETü *ına- a.a. +In-

inanç

<< ETü ınanç güvenilen kimse, mutemet; bir unvan, vezir ETü ınan- +(In)ç

inat

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
ḥubb-i dünyā [dünya sevgisi] maˁden-i cehl ü ˁınād

Ar ˁinād عناد z [#ˁnd fiˁāl msd.] inat etme, keyfi veya sübjektif olma Ar ˁanada عَنَدَ zısrar ve inat etti Ar ˁind عِنْد ztaraf, sübjektif görüş

 ind

Benzer sözcükler: inatçı, inatlaşmak

Bu maddeye gönderenler: anut, muannit


28.07.2015
inayet

Ar ˁināya(t) عناية z [#ˁny fiˁāla(t) msd.] 1. ilgilenme, önemseme, 2. özellikle Allah'ın gösterdiği lütuf Ar ˁanā عنا zilgilendirdi, kaygılandırdı, anlamlı idi

inbisat

Ar inbisāṭ إنبساط z [#bsṭ infiˁāl VII msd.] genleşme, rahatlama, ferahlama Ar basaṭa بسط zyaydı, açtı

ince

<< ETü inçge/yinçge ince, narin ETü *yinç- küçülmek? daralmak? +gA << ETü *ñin(i)ş-

incele|mek

TTü ince +lA-

incentive

İng incentive 1. özendirme, teşvik, 2. bir şirket elemanlarına ödül olarak verilen ayni hak veya ödül Lat incentivus coşturan, harekete geçiren, oynatan (müzik) Lat incinere şarkıya katılmak, eşlik etmek +()tiv° Lat in+1 canere, cant- şarkı söylemek