inan|mak

in1

<< ETü in/yin/yın vahşi hayvan yatağı

in2

İng in 1. iç, içeri, içeride, 2. moda olan şey << Ger *in iç (edat) << HAvr *h₁én (*én) a.a.

inak

ETü ına- güvenmek +Uk

inam

Ar inˁām إنعام z [#nˁm ifˁāl IV msd.] nimet sunma, ihsan etme Ar naˁama نَعَمَ zhoşnut oldu, nimetlendi

inan

ETü *ına- güvenmek +In

inan|mak

ETü: [ Chuastuanift, <900]
burχanlarka ınantımız tayantımız [delillere? azizlere? güvendik, dayandık] ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
bu savka ınanıp kértgünüp [bu söze güvenip, gerçek sayıp]

<< ETü ınan- güvenmek, inanmak ETü *ına- a.a. +In-

Not: Karş. Moğ ünen "gerçeklik, doğruluk, hakikat", Moğ ünençi "güvenilen kimse".

Benzer sözcükler: inandırmak, inandırıcı, inanılmak, inanılmaz

Bu maddeye gönderenler: inak, inan, inanç


21.05.2015
inanç

<< ETü ınanç güvenilen kimse, mutemet; bir unvan, vezir ETü ınan- +(In)ç

inat

Ar ˁinād عناد z [#ˁnd fiˁāl msd.] inat etme, keyfi veya sübjektif olma Ar ˁanada عَنَدَ zısrar ve inat etti Ar ˁind عِنْد ztaraf, sübjektif görüş

inayet

Ar ˁināya(t) عناية z [#ˁny fiˁāla(t) msd.] 1. ilgilenme, önemseme, 2. özellikle Allah'ın gösterdiği lütuf Ar ˁanā عنا zilgilendirdi, kaygılandırdı, anlamlı idi

inbisat

Ar inbisāṭ إنبساط z [#bsṭ infiˁāl VII msd.] genleşme, rahatlama, ferahlama Ar basaṭa بسط zyaydı, açtı

ince

<< ETü inçge/yinçge ince, narin ETü *yinç- küçülmek? daralmak? +gA << ETü *ñin(i)ş-