in|mek

imtina

Ar imtināˁ إمتناع z [#mnˁ iftiˁāl VIII msd.] kendini tutma, nefsini sakınma Ar manaˁa مَنَعَ zmen etti, yasakladı

imtiyaz

Ar imtiyāz إمتياز z [#myz iftiˁāl VIII msd.] seçkin olma, ayrıcalık Ar māza ماز zseçti, ayırdı

imtizaç

Ar imtizāc إمتزاج z [#mzc iftiˁāl VIII msd.] karışma, alışma, uyum sağlama Ar mazaca مزج z(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı

imza

Ar imḍāˀ إمضاء z [#mḍy ifˁāl IV msd.] geçirme, imzalama Ar maḍā مَضَا zgeçti, bitti

in cin

Ar ins ū cinn إنس و جنّ zinsan ve cin § Ar ins insan cinsi Ar cinn cin

in|mek

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
balıkdakı tagıkmış tagdakı enmiş [şehirdeki dağa çıkmış, dağdaki inmiş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol tāġdın koḏı endi [dağdan aşağı indi] (...) én yér [iniş yer, çukur yer], én yok [iniş yokuş] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
inmek انمك اينمك vul. enmek: Descendere.

<< ETü en- aşağı inmek, yatmak, yatay olmak

Not: TTü 19. yy'dan önce enmek telaffuzunun daha yaygın olduğu anlaşılmaktadır. Anadolu ağızlarında halen en- fiilinin yanısıra enecek "merdiven", enek "indirme kolu, şalter", endek "alt, aşağı" biçimleri görülür.

Benzer sözcükler: indi bindi, indirmek, indirim, indirimli, ingin, inik, inilmek, iniş yokuş, inme

Bu maddeye gönderenler: en2 (engel, enlem), engin, enik, enikonu, indirge-


27.07.2015
in1

<< ETü in/yin/yın vahşi hayvan yatağı

in2

İng in 1. iç, içeri, içeride, 2. moda olan şey << Ger *in iç (edat) << HAvr *h₁én (*én) a.a.

inak

ETü ına- güvenmek +Uk

inam

Ar inˁām إنعام z [#nˁm ifˁāl IV msd.] nimet sunma, ihsan etme Ar naˁama نَعَمَ zhoşnut oldu, nimetlendi

inan

ETü *ına- güvenmek +In