imtiyaz

imrahor

Farsça mīr-i āχōr مير آخور z "ahır beyi, süvari kumandanı" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça mīr مير z "bey" ve Farsça āχʷar veya āχōr آخور z "ahır" sözcüklerinin bileşiğidir.

imren|mek

Eski Türkçe amran- "arzulamak, sevmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan amul veya *amur "halim, yumuşak, sevimli" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)An- ekiyle türetilmiştir.

imsak

Arapça msk kökünden gelen imsāk إمساك z "tutma, tutumluluk, oruç tutma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça masaka مسك z "tuttu" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

imtihan

Arapça mḥn kökünden gelen imtiḥān إمتحان z "zahmet çekme, sınav" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça maḥana محنة z "sınadı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

imtina

Arapça mnˁ kökünden gelen imtināˁ إمتناع z "kendini tutma, nefsini sakınma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça manaˁa مَنَعَ z "men etti, yasakladı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

imtiyaz
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
zīver-i hüsnü behā ile imtiyāz bulmış [güzellik ve değer ziynetleriyle seçkinleşmiş]

Köken

Arapça myz kökünden gelen imtiyāz إمتياز z "seçkin olma, ayrıcalık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça māza ماز z "seçti, ayırdı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

Daha fazla bilgi için temyiz maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

imtiyazlı


26.08.2014
imtizaç

Arapça mzc kökünden gelen imtizāc إمتزاج z "karışma, alışma, uyum sağlama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça mazaca مزج z "(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı" fiilinin iftiˁāl vezninde (VIII) masdarıdır.

imza

Arapça mḍy kökünden gelen imḍāˀ إمضاء z "geçirme, imzalama" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça maḍā مَضَا z "geçti, bitti" fiilinin ifˁāl vezninde (IV) masdarıdır.

in cin

Arapça ins ū cinn إنس و جنّ z "insan ve cin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ins "insan cinsi" ve Arapça cinn "cin" sözcüklerinin bileşiğidir.

in|mek

Eski Türkçe en- "aşağı inmek, yatmak, yatay olmak" fiilinden evrilmiştir.

in1

Eski Türkçe in veya yin veya yın "vahşi hayvan yatağı" sözcüğünden evrilmiştir.