imal

ilzam

Ar ilzām إلزام z [#lzm ifˁāl IV msd.] gerektirme, zorunlu kılma, mantıkta çıkarsama Ar lazima لزم zgerekti

im

<< ETü im/em/en işaret, alamet; özellikle hayvanlara vurulan damga

ima

Ar īmāˀ ايماء z [#wmA ifˁāl IV msd.] 1. mimikle işaret etme, 2. işaret, mimik Ar awmaˀa [IV f.] işaret etti, ima etti

imaj

Fr image resim, suret, görüntü Lat imago, imagin- a.a. HAvr *h₂ei̯m- (*ai̯m-) kopya, suret

imajinasyon

Fr imagination zihninde canlandırma, hayal Lat imaginari zihninde canlandırmak, hayal etmek +()tion Lat imago, imagin- resim, suret

imal

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ıˁmāl: Facere ut quis operetur [birini işler kılmak, işletmek] YO: imalat [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
iˁmālāt: fabrika işi, mamulat. imalathane [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
imalathane: İmal olunan yer, fabrika.

Ar iˁmāl إعمال z [#ˁml ifˁāl IV msd.] işe koşma, işler hale getirme Ar ˁamala عمل zişledi

 amel

Benzer sözcükler: imalat, imalathane


21.01.2015
imale

Ar imāla(t) إمالة z [#myl ifˁāla(t) IV msd.] 1. eğme, meyil verme, 2. şiirde bir heceyi uzatarak okuma Ar māla مال zeğildi, meyletti

imam

Ar imām إمام z [#Amm fiˁāl ] önde duran, önder, namazda öncülük eden Ar amma أمّ zgitti, vardı, önden gitti

imame

Ar imāma(t) إمامة z [#Amm ifˁāla(t) IV msd.] 1. öncelik, önderlik, imamlık, 2. imam sarığı Ar amma أمّ zönce gitti, önderlik etti

iman

Ar īmān ايمان z [#Amn ifˁāl IV msd.] dine inanma, inançlı olma Ar amana امن zinandı ≈ İbr/Aram āmēn אָמֵן zemin ve sadık olma, amin deme

imar

Ar iˁmār إعمار z [#ˁmr ifˁāl IV msd.] canlandırma, şenlendirme, bayındır kılma Ar ˁamara عَمَرَ zcanlandırdı, şenlendirdi, bayındır kıldı