iltimas

iltibas

Ar iltibās إلتباس z [#lbs iftiˁāl VIII msd.] bulaşma, bulanıklık Ar labasa لبس zkardı, kattı

iltica

Ar ilticāˀ إلتجاء z [#lcA iftiˁāl VIII msd.] sığınma Ar lacaˀa لَجَأَ zsığındı

iltifat

Ar iltifāt إلتفات z [#lft iftiˁāl VIII msd.] dikkat ve ilgi gösterme, ilgilenme, kayırma Ar lafata لَفَتَ zdöndü, eğildi, yöneldi

iltihak

Ar iltiḥāḳ إلتحاق z [#lḥḳ iftiˁāl VIII msd.] katılma, eklenme, yapışma Ar laḥaḳa لحق zkatıldı, eklendi

iltihap

Ar iltihāb إلتهاب z [#lhb iftiˁāl VIII msd.] yanma, yangın, tıpta enfeksiyon Ar lahab لهب zalev, ateş

iltimas

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
Yūsuf atası tapa bardı, atasıdın zārilık birle iltimās kıldı [babasından ağlayarak rica etti] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
iltimās: Rica ve talep etmek. iltimās tezkeresi: Tavsiye nevi. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
iltimas: 1. Kayırma. 2. Arka, kayırıcı.

Ar iltimās إلتماس z [#lms iftiˁāl VIII msd.] birinin elini veya eteğini tutarak rica etme, başvuru, dilekçe Ar lamasa لَمَسَ zdokundu, elledi


17.08.2017
iltisak

Ar iltiṣāḳ إلتصاق z [#lṣḳ VIII msd.] yapışma, bitişme Ar laṣaḳa yapıştı

iltizam

Ar iltizām إلتزام z [#lzm iftiˁāl VIII msd.] 1. benimseme, üstlenme, 2. mantıken zorunlu kılma, gerektirme Ar lazima لزم zilişti, ilişik idi, gerekti

ilüstrasyon

Fr illustration resimleme, renklendirme, nakış Lat illustratio 1. aydınlatma, 2. a.a. Lat illustrare [den.] aydınlatmak, parlatmak +()tion Lat in+1 lustrum parıltı

ilzam

Ar ilzām إلزام z [#lzm ifˁāl IV msd.] gerektirme, zorunlu kılma, mantıkta çıkarsama Ar lazima لزم zgerekti

im

<< ETü im/em/en işaret, alamet; özellikle hayvanlara vurulan damga