ibaret

iane

Ar iˁāna(t) إعانة z [#ˁwn ifˁāla(t) IV msd.] yardım etme, muavenet Ar ˁāna عَانَ zyardım etti

iaşe

Ar iˁāşa(t) إعاشة z [#ˁyş ifˁāla(t) IV msd.] yaşatma, geçindirme, rızkını verme Ar ˁāşa عَاشَ zyaşadı, geçindi

ibadet

Ar ˁibāda(t) عبادة z [#ˁbd fiˁāla(t) msd.] 1. hizmet etme, kulluk, 2. tapma, tapınma Ar ˁabada عَبَدَ zkulluk etti

ibadullah

Ar ˁibādu-llāh عبادالله zAllah'ın kulları Ar ˁibād عباد z [#ˁbd fiˁāl çoğ.] kullar Ar ˁabd عبد z [t.] kul, köle

ibare

Ar ˁibāra(t) عِبارة z [#ˁbr fiˁāla(t) msd.] söz, ifade,cümle Ar ˁabara عَبَرَ zgeçti

ibaret

"ifade, cümle" [ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
şāh buyurdı anda nāme yazdılar, hōş ˁibāretlerle [cümlelerle] anı düzdiler "... anlam" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ecelden ˁıbāretdür: Mortem denotat, phrasis est quae mortem importat aut indicat [ecel anlamına gelir].

Ar ˁibāra(t) ˁan عبارة عن z«anlamı şudur» anlamında deyim Ar ˁibāra(t) عبارة zsöz, ifade

 ibare

Not: Esasen "bir kelimenin veya sözün anlamı, kasıt, ibare" anlamındayken geç Osmanlıcada içerik sınırlayıcı yüklem anlamı kazanmıştır.


24.04.2015
ibate

Ar ibāte(t) إباتة z [#byt ifˁāle(t) IV msd.] konaklatma, barındırma Ar beyt ev

ibibik

<< ETü üpgük hüthüt kuşu, ibibik onom

ibik

<< TTü ibük alaca ibikli bir kuş, çavuş kuşu << ETü üpgük a.a. onom

ibis

Fr ibis Kuzey Afrika'ya özgü bir kuş Lat ibis a.a. EYun îbis a.a. Mıs hby a.a.

ibiş

öz İbrahim