iğren|mek

iğbirar

Ar iġbirār إغبرار z [#ġbr ifˁilāl XI msd.] toza bulanma, bozulma, gücenme Ar ġabira غَبِرَ ztozlandı, gücendi

iğde

<< ETü yigde iğde ağacı ve meyvesi, zizyphus

iğdiş

<< ETü igdiş hane halkından olup kandaş olmayan kişi, besleme, halayık, köle ETü igid- beslemek, yetiştirmek +Iş

iğfal

Ar iġfāl إغفال z [#ġfl ifˁāl IV msd.] gafil kılma, aldatma, kandırma Ar ġafala غفل zhabersiz idi, aymadı

iğne

<< ETü igne/yigne küçük iğ, iğne ETü īg/yīg iğ, büyük iğne

iğren|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er etni yigrendi [[adam etin çiğ olduğunu düşünerek yemekten iğrendi]] TTü: [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Baḥīlüŋ görenler yüzin yigrenür / İşidenler anuŋ sözin yigrenür TTü: iğrenç "tiksinti (ad)" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
iğrenc: ikrah (...) iğrenclik: zebzebe, tereddüd, istikrah.

<< ETü yigren- tiksinmek ETü *yigir/*yigiz +(g)An- ≈? ETü yig çiğ (et)

 çiğ

Not: Karş. Moğ cigir-/cigsi- (a.a.).

Benzer sözcükler: iğrenç, iğrendirmek, iğrenilmek, iğrenme


25.08.2017
iğtişaş

Ar iġtişāş إغتشاش z [#ġşş iftiˁāl VIII msd.] kandırılma, hileye kanma Ar ġaşşa غَشَّ zkandırdı, hile yaptı

iğva

Ar iġwāˀ إغواء z [#ġwy ifˁāl IV msd.] kandırma, baştan çıkarma Ar ġayya غيّ zkandı, baştan çıktı

ihale

Ar iḥāla(t) إحالة z [#ḥwl ifˁāla(t) IV msd.] döndürme, alacaklıyı başkasına yönlendirme, borcu devretme Ar ḥāla حَالَ zbir halden diğerine geçti, değişti, döndü

ihanet

Ar ihāna(t) إهانة z [#χwn ifˁāla(t) IV msd.] aşağılama, horlama, küçük düşürme Ar hāna هَانَ zalçak ve önemsiz idi, ucuz idi

ihata

Ar iḥāṭa(t) إحاطة z [#ḥwṭ ifˁāla(t) IV msd.] etrafını çevirme, kuşatma Ar ḥāṭa حَاطَ zçevirdi, çit çekti