hulul

hubris

İng hubris aşırı ve trajik sonuçları olan kibir EYun ʰúbris ύβρις zküstahlık, haddini tecavüz etme

hububat

Ar ḥubūb حبوب z [#ḥbb fuˁūl çoğ.] tahıl taneleri, tahıllar +āt Ar ḥabba(t) حبّة ztane, özellikle tahıl tanesi veya tohum

hudut

Ar ḥudūd حدود z [#ḥdd fuˁūl çoğ.] sınırlar Ar ḥadd حدّ z [t.] sınır

hukuk

Ar ḥuḳūḳ حقوق z [#ḥḳḳ fuˁūl çoğ.] haklar Ar ḥaḳḳ حقّ z [t.]

hulk

Ar χulḳ خُلْق z [#χlḳ fuˁl msd.] yaradılış, karakter Ar χalaḳa خَلَقَ zyarattı

hulul

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
şehr-i mezbūrün zāhırinde ḥulūl ittı [adı geçen şehrin yakınına kondu]

Ar ḥulūl حلول z [#ḥll fuˁūl msd.] 1. konma, durma, yolculuğa ara verme, 2. ruhun bedene girmesi Ar ḥalla حلّ zkondu

 hal2


04.03.2019
hulus

Ar χulūṣ خلوص z [#χlṣ fuˁūl msd.] 1. temizlik, dürüstlük, 2. dürüstlük gösterisi Ar χalaṣa arı ve temiz idi, arındı

humbara

Fa χumbare خمبره zküçük küp Fa kūb/χumb küp

humma

Ar ḥummāˀ حمّاء z [#ḥmm fuˁlāˀ ] hastalık ateşi, sıtma Ar ḥamma حمّ zkızdı, ısındı

humor

Fr/İng humour 1. ruh hali, özellikle neşeli ruh hali, 2. espri, mizah << Lat (h)umor 1. nem, rutubet, 2. eski tıbba göre insanı oluşturan dört sıvının her biri Lat (h)umere nemli ve ıslak olmak +or

humus1

Lat humus toprak << HAvr *(dʰ)ǵʰom-ós HAvr *(dʰé)ǵʰōm a.a.