hipoglisemi

hipnotize

Fr hypnotiser psikolojik telkin yoluyla derin uyku haline sokmak İng hypnotise a.a. (İlk kullanım: 1847 Dr. James Braid, İng. tabip.) EYun ʰýpnos ὕπνοσ zuyku +ise- << HAvr *sup-nó-s HAvr *swep- uyumak

hipoalerjenik

İng hypoallergenic az alerji doğuran

hipodermik

Fr hypodérmique deri altı

hipodrom

Fr hippodrome at yarışı yapılan yer § EYun ʰíppos ἱππος zat EYun drómos δρόμος zkoşu

hipofiz

Fr hypophyse beynin altında bulunan yumru şeklinde hormon bezi § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun phýsis φύσις zkabartı, yumru

hipoglisemi

[ Milliyet - gazete, 1957]
Kan şekeri azalması (hipoglisemi)

Fr hypoglycémie kan şekeri düşüklüğü § EYun ʰýpo ὑπο zeksik, düşük EYun glykýs γλυκύς ztatlı EYun ʰaîma ἁῖμα zkan


06.01.2016
hipokaust

İng hypocaust Alm Hypokaust antik mimaride yer altından ısıtma sistemi EYun ʰypókauston ὑπόκαυστον, za.a. § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun kaíō, kau- καίω zyakmak << HAvr *keh₂w- (*kāw-) a.a.

hipokondri

Fr hypochondrie hastalık hastalığı, semptomu olmayan hastalık duygusu EYun ʰypoχóndrion ὑποχόνδριον z [n.] göğüs kemiğinin altı ile mide arasındaki bölge, bu bölgede yoğunlaşan kaynağı belirsiz sancı, dalak ağrısı § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun χóndros χόνδρος zkıkırdak, göğüs kemiğinin alt ucu +ion

hipopotam

Fr hippopotame su aygırı EYun ʰippopótamos ἱπποπόταμος z«nehir atı», a.a. § EYun ʰíppos ἱππος zat EYun potamós ποταμός znehir

hipotalamus

YLat hypothalamus beyin merkezinde bulunan badem şeklinde organ (İlk kullanım: 1893 W. His, Alm. tabip.) § EYun hypo+ alt, altında EYun thálamos θάλαμος zhücre, odacık, evin iç odası

hipotenüs

Fr hypoténuse dik üçgende dik açının karşısındaki kenar EYun ʰypoteínousa ὑποτείνουσα z«alt gergi», a.a. EYun ʰypoteínō ὑποτείνω zaltına germek +ousa § EYun ʰypó ὑπό zalt EYun teínō, ton- τείνω, τον- zgermek