hi-fi

hıyarşembe

Fa χiyār şanbar خيار شنبر zsıcak ülkelere özgü bir ağaç, cassia fistula

hız

Fa χīz خيز z1. sıçrama, hamle, 2. fırla! (emir) Fa χāstan, χīz- خاستن, خيز zkalkmak, sıçramak

hızar

Erm χzarar խզարար zkeski, büyük testere Erm χiz խիզ zkesme

hızır

Ar χiḍr خضر zİslam geleneğinde ölümsüz bir şahsiyet Ar χiḍr خضر z [#χḍr] yeşillik, yaş meyve ve sebze ≈ Ar aχḍar أخضر zyeşil

hızma

≈ Kürd xizêm burun takısı Ar χizām/χizāma(t) خزام/خزامة z [#χzm] develere takılan burun halkası Ar χazama خزم zipe boncuk dizdi, devenin burnunu delerek halka geçirdi

hi-fi

[ Cumhuriyet - gazete, 1959]
Dünyaca tanınmış hi-fi Telefunken 4 op. möbl. radyo-pikap

İng hi-fi yüksek kaliteli ses kayıt sistemi (İlk kullanım: 1950) § İng high yüksek İng fidelity sadakat (Lat fidelis sadık Lat fides güven, sadakat )


14.01.2015
hibe

Ar hiba(t) هبة z [#whb fiˁla(t) msd.] ihsan etme, bağış, hediye Ar wahaba وهب zbahşetti, cömertçe verdi

hibrit

Fr hybride İng hybrid melez Lat hybrida a.a., özellikle yaban domuzu ile evcil domuz melezi ≈ Lat iber/imbrum katır

hicap

Ar ḥicāb حجاب z [#ḥcb fiˁāl msd.] 1. perde, kadın örtüsü, 2. utanma Ar ḥacaba حجب zsakladı, gizledi, örttü

hicaz

öz ḥicāz حجاز zArabistan'da bir ülke

hiciv

Ar hacw هجو z [#hcw faˁl msd.] yergi, alay, aşağılayıcı şiir Ar hacā هَجَا zalay etti, biri hakkında gülünç bir manzume veya yergi okudu, satirize etti