heyet

heyamola

<< TTü eyyām ola yolun açık olsun (gemici deyimi)

heybe

Ar ḥaḳība(t) حقيبة z [#ḥḳb faˁīlā(t) sf. fem.] çanta, yol torbası, dağar Ar ḥaḳaba حقب zsıkıldı, boğuldu

heybet

Ar hayba(t) هيبة z [#hyb faˁla(t) msd.] korkma, korkunçluk, azamet Ar hāba هاب zkorktu, huşu ve saygı duydu

heyecan

Ar hayacān هيجان z [#hyc faˁalān msd.] öfke ve telaşa kapılma, kızışma Ar hāca هاج ztoz kaldırdı, öfke veya telaşı kızıştı

heyelan

Ar haylān هَيْلان z [#hyl faˁlān msd.] kum döküntüsü Ar hāla هَالَ zkum döküldü, yığıldı

heyet

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
böyle olur yaz güninüŋ hey'eti [görüntüsü]

Ar hayˀa(t) هَيىٔة z [#hyA faˁla(t) mr.] biçim, bileşim, organizma, organizasyon Ar hāˀa هاء zderdi, derledi

Benzer sözcükler: heyet-i umumiye

Bu maddeye gönderenler: müheyya


18.08.2017
heyhat

Ar hayhāt هيهات zgitti!, yazık! (ünlem)

heykel

Ar haykal هيكل z [#hykl q.] büyük yapı, abide, anıt, tapınak İbr/Aram hēkāl הכל zsaray, tapınak Akad ēkallu saray Sumer e-gal büyük ev

heykeltıraş

§ Ar haykal هيكل zanıt Fa tarāş تراش zyontan

heyula

Ar hayūlāˀ هيولاء z [#hyl] şekilsiz madde, Aristocu felsefede materia EYun ʰýlē ὕλη z1. tahta, ağaç, 2. hammadde, Aristoteles felsefesinde şekillenmemiş madde, materia

hezar

Fa hazār هزار zbin ≈ Ave hazaŋra- a.a. (≈ Sans sahásra सहस्र za.a. )