hep

hendek

Ar χandaḳ خندق z [#χndḳ q.] ark, kanal OFa kandak كندگ zkazılmış şey, a.a. OFa kandan كندن zkazmak

hendese

Ar handasa(t) هندسة z [#hnds faˁlala(t) q. msd.] geometri OFa handāçag ölçü, ölçme OFa handāχtan, handāç- ölçmek +a

hengâme

Fa hangāme هنگامه ztoplantı, kalabalık, kargaşa Fa hangām +a << EFa *han-gāma- bir araya gelmek, buluşmak EFa/Ave ham+ gam- gelmek

hentbol

İng handball el topu § İng hand el İng ball top

henüz

Fa hanōz/ahanōz هنوز zşimdi, hālā << OFa ahanōz

hep

TTü: "tüm, tümü, daima" [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
oğlancuğun görürise arturmaz, bizi hep kırar, dediler. Çağ: hab/habı "a.a." [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
Hāb هاب, hābı هابى: tout, tous

≈ OTü ham/hem tüm, tümü, daima Fa/OFa ham هم za.a.

 hem

Not: Hep/hab biçimi sadece Türkiye Türkçesinde ve belki Çağatayca bazı metinlerde görülür. Azericede ham, hamı, hamısı kullanılır. Anadolu ağızlarında hemi, hemisi yaygındır. Ses değişiminin nedeni açık değildir.

Benzer sözcükler: hepsi, hepten


07.04.2019
hepatit

Fr hépatite karaciğer enfeksiyonu EYun ʰêpar, ʰēpat- ἧπαρ, ἥπατ- zkaraciğer +itis << HAvr *Hi̯ékʷr̥ (*i̯ékʷr̥) a.a.

her

Fa har هر ztüm, bütün, her ≈ Ave haurva- a.a.

herbal

İng herbal (şifalı) otlara dair Lat herbalis a.a. Lat herba ot +al°

herbisit

Fr/İng herbicide ot kıran § Lat herba ot Lat +cidus kıran, öldüren

hercai

Fa harcāyī هر جايى zher yere ait, her yerde açan (çiçek), oynak, sebatsız § Fa har هر zher Fa cāy جاى zyer