helezon

helak

Ar halāk هلاك z [#hlk faˁāl msd.] tükenme, bitme Ar halaka هَلَكَ ztükendi (≈ Aram hālak הלכ z [#hlk] gitme, yürüme ≈ Akad alāku a.a. )

helal

Ar ḥalāl حلال z [#ḥll faˁāl msd.] izinli, meşru; 'haram' zıddı (≈ İbr/Aram ḥālāl [#ḥll] dini yasağa aykırı, haram Aram ḥalal yasak bozmak )

hele

Fa hale هله zuyarı ifade eden bir söz

helecan

Ar χalacān خلجان z [#χlc faˁalān msd.] titreme, sarsılma, yürek oynaması, telaş Ar χalaca خلج ztitredi, sarsıldı, yüreği oynadı

helenistik

Fr hellénistique Büyük İskender'i izleyen Helenleşme çağı, MÖ 330-30. Alm hellenistik a.a. (İlk kullanım: 1833 Johann Gustav Droysen, Alm. tarihçi.) EYun *ʰellēnistiká ἑλληνιστικά zHelenleşmecilik, Helenleştiricilik EYun *ʰellēnízō ἑλληνιζω zYunanlaştırmak +istik° EYun ʰellḗn ἑλλήν zYunan ulusuna mensup

helezon

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
halezūn: Limax [salyangoz]. boynuzlü böcek. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
halezon: 1. kabuklu sümüklü böcek, 2. sümüklü böcek kabuğu şekli. (...) halezonī: sümüklü böcek kabuğu şeklinde olan

Ar ḥalazūn حلزون zsalyangoz Aram ḥalāzon, ḥilzonā חֲלָזוֹן za.a. EYun ʰelissón ἑλισσόν zburgaç EYun ʰelíssō ἑλίσσω zburgaç gibi dönmek EYun ʰéliks ἑλιξ zburgu, spiral

 helis

Benzer sözcükler: helezonî


12.11.2014
heli(o)+

Fr hélio+ İng helio+ [bileşik adlarda] güneş EYun ʰēlios ἥλιος zgüneş << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) a.a.

helikopter

Fr hélicoptère helezoni kanatlı uçar cihaz (İlk kullanım: 1861 Gustave de Ponton d'Amécourt, Fr. mucit.) § EYun ʰéliks ἑλιξ zhelezon EYun pterón πτερόν zkanat (<< HAvr *péth₂r̥ (*pétr̥) HAvr *peth₂- (*pet-) uçmak, düşmek )

helis

Fr hélice burgu, spiral EYun ʰéliks ἑλιξ zburgu, özellikle asma filizi, yılan kıvrımı

hellim

Ar ḥālūm/ḥallām حالوم z [#ḥlm] yumuşak ve taze peynir Ar ḥilm حلم zyumuşaklık

helme

~? Ar ḥalma(t) حلمة z [#ḥlm faˁla(t) mr.] meme başı, emzik ≈ Ar ḥaluma حلم zyumuşadı