hele

hekt(o)+

Fr/İng hecto+ [bileşik adlarda] yüz EYun ʰekatón ἑκατόν za.a. << HAvr *(d)ḱm̥tóm a.a.

hektar

Fr hectare 100 ardan oluşan yüzey ölçü birimi

hela

Ar χalāˀ خلاء z [#χlw faˁāl msd.] yalnız ve ıssız olma, ıssızlık, tenhalık Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

helak

Ar halāk هلاك z [#hlk faˁāl msd.] tükenme, bitme Ar halaka هَلَكَ ztükendi (≈ Aram hālak הלכ z [#hlk] gitme, yürüme ≈ Akad alāku a.a. )

helal

Ar ḥalāl حلال z [#ḥll faˁāl msd.] izinli, meşru; 'haram' zıddı (≈ İbr/Aram ḥālāl [#ḥll] dini yasağa aykırı, haram Aram ḥalal yasak bozmak )

hele

[ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Ne olurısa olsun, hele men avumu alayı(m) , dedi.

Fa hala هله zuyarı ifade eden bir söz


29.06.2013
helecan

Ar χalacān خلجان z [#χlc faˁalān msd.] titreme, sarsılma, yürek oynaması, telaş Ar χalaca خلج ztitredi, sarsıldı, yüreği oynadı

helenistik

Fr hellénistique Büyük İskender'i izleyen Helenleşme çağı, MÖ 330-30. Alm hellenistik a.a. (İlk kullanım: 1833 Johann Gustav Droysen, Alm. tarihçi.) EYun *ʰellēnistiká ἑλληνιστικά zHelenleşmecilik, Helenleştiricilik EYun *ʰellēnízō ἑλληνιζω zYunanlaştırmak +istik° EYun ʰellḗn ἑλλήν zYunan ulusuna mensup

helezon

Ar ḥalazūn حلزون zsalyangoz Aram ḥalāzon, ḥilzonā חֲלָזוֹן za.a. EYun ʰelissón ἑλισσόν zburgaç EYun ʰelíssō ἑλίσσω zburgaç gibi dönmek EYun ʰéliks ἑλιξ zburgu, spiral

heli(o)+

Fr hélio+ İng helio+ [bileşik adlarda] güneş EYun ʰēlios ἥλιος zgüneş << HAvr *sóh₂wl̥ (*sṓwl̥) a.a.

helikopter

Fr hélicoptère helezoni kanatlı uçar cihaz (İlk kullanım: 1861 Gustave de Ponton d'Amécourt, Fr. mucit.) § EYun ʰéliks ἑλιξ zhelezon EYun pterón πτερόν zkanat (<< HAvr *péth₂r̥ (*pétr̥) HAvr *peth₂- (*pet-) uçmak, düşmek )