helak

hekim

Ar ḥakīm حكيم z [#ḥkm faˁīl sf.] bilge, bilim adamı, filozof, tabip

heksa+

Fr héxa+ İng hexa+ [bileşik adlarda] altı EYun ʰeks ἑξ za.a. << HAvr *(k)swéḱs altı

hekt(o)+

Fr/İng hecto+ [bileşik adlarda] yüz EYun ʰekatón ἑκατόν za.a. << HAvr *(d)ḱm̥tóm a.a.

hektar

Fr hectare 100 ardan oluşan yüzey ölçü birimi

hela

Ar χalāˀ خلاء z [#χlw faˁāl msd.] yalnız ve ıssız olma, ıssızlık, tenhalık Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

helak

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bu deŋizde ko helāk olsuŋ bular

Ar halāk هلاك z [#hlk faˁāl msd.] tükenme, bitme Ar halaka هَلَكَ ztükendi (≈ Aram hālak הלכ z [#hlk] gitme, yürüme ≈ Akad alāku a.a. )

Bu maddeye gönderenler: istihlak (müstehlik), tehlike


24.04.2015
helal

Ar ḥalāl حلال z [#ḥll faˁāl msd.] izinli, meşru; 'haram' zıddı (≈ İbr/Aram ḥālāl [#ḥll] dini yasağa aykırı, haram Aram ḥalal yasak bozmak )

hele

Fa hale هله zuyarı ifade eden bir söz

helecan

Ar χalacān خلجان z [#χlc faˁalān msd.] titreme, sarsılma, yürek oynaması, telaş Ar χalaca خلج ztitredi, sarsıldı, yüreği oynadı

helenistik

Fr hellénistique Büyük İskender'i izleyen Helenleşme çağı, MÖ 330-30. Alm hellenistik a.a. (İlk kullanım: 1833 Johann Gustav Droysen, Alm. tarihçi.) EYun *ʰellēnistiká ἑλληνιστικά zHelenleşmecilik, Helenleştiricilik EYun *ʰellēnízō ἑλληνιζω zYunanlaştırmak +istik° EYun ʰellḗn ἑλλήν zYunan ulusuna mensup

helezon

Ar ḥalazūn حلزون zsalyangoz Aram ḥalāzon, ḥilzonā חֲלָזוֹן za.a. EYun ʰelissón ἑλισσόν zburgaç EYun ʰelíssō ἑλίσσω zburgaç gibi dönmek EYun ʰéliks ἑλιξ zburgu, spiral