hektar

hedonizm

Fr hédonisme zevkçilik, sefa düşkünlüğü EYun ʰēdonḗ ἡδονή zzevk, keyif +ism° << HAvr *swād-onā- tatlılık HAvr *sweh₂d- (*swād-) tatlı, hoş

hegemonya

Lat hegemonia hüküm sahibi olma, tahakküm EYun ʰēgemōn ἡγεμών zönder, lider, şef EYun ʰēgéomai ἡγέομαι zöncü olmak, önderlik etmek << HAvr *sāg-eyo- HAvr *seh₂g- (*sāg-) aramak, iz sürmek

hekim

Ar ḥakīm حكيم z [#ḥkm faˁīl sf.] bilge, bilim adamı, filozof, tabip

heksa+

Fr héxa+ İng hexa+ [bileşik adlarda] altı EYun ʰeks ἑξ za.a. << HAvr *(k)swéḱs altı

hekt(o)+

Fr/İng hecto+ [bileşik adlarda] yüz EYun ʰekatón ἑκατόν za.a. << HAvr *(d)ḱm̥tóm a.a.

hektar

[ Ahmed İhsan, Avrupa'da Ne Gördüm, 1891]

Fr hectare 100 ardan oluşan yüzey ölçü birimi

 hekt(o)+, ar2


01.01.2011 den önce
hela

Ar χalāˀ خلاء z [#χlw faˁāl msd.] yalnız ve ıssız olma, ıssızlık, tenhalık Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

helak

Ar halāk هلاك z [#hlk faˁāl msd.] tükenme, bitme Ar halaka هَلَكَ ztükendi (≈ Aram hālak הלכ z [#hlk] gitme, yürüme ≈ Akad alāku a.a. )

helal

Ar ḥalāl حلال z [#ḥll faˁāl msd.] izinli, meşru; 'haram' zıddı (≈ İbr/Aram ḥālāl [#ḥll] dini yasağa aykırı, haram Aram ḥalal yasak bozmak )

hele

Fa hale هله zuyarı ifade eden bir söz

helecan

Ar χalacān خلجان z [#χlc faˁalān msd.] titreme, sarsılma, yürek oynaması, telaş Ar χalaca خلج ztitredi, sarsıldı, yüreği oynadı