hazine

hazar

Ar ḥaḍar حَضَر z [#ḥḍr faˁal msd.] 1. meskûn ve ekilip biçilen yer, abadanlık, 2. seferi veya bedevi olmama hali, yerleşiklik Ar ḥaḍara حَضَرَ zmeskûn ve yerleşik idi

hazf

Ar ḥaḏf حذف z [#ḥḏf faˁl msd.] giderme, eksiltme

hazım

Ar haḍm هَضْم z [#hḍm faˁl msd.] sindirim Ar haḍama هَضَمَ zsindirdi

hazır

Ar ḥāḍir حاضر z [#ḥḍr fāˁil fa.] şimdi ve burada olan, huzurda bulunan, mevcut, amade Ar ḥaḍara حضر zhazır idi, huzurda idi

hazin

Ar ḥazīn حزين z [#ḥzn faˁīl sf.] hüzünlü, üzücü Ar ḥazana حزن züzdü

hazine

[ Kutadgu Bilig, 1069]
kamuġ neŋ χazīna ülegil barın [tüm malını varını hazineni paylaştır] (...) kalın kaznak ursa bu altın kümüş [altın ve gümüşten zengin bir hazine toplasa] [ Codex Cumanicus, 1303]
Ave teŋrinin kaznasi [selam sana tanrının hazinesi (Meryem)] [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
kazna: al-χazāna wa hiyy mutarraka [[hazine, bu sözcük Türkçeleşmiştir]] hazinedar [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kanı göŋlüm kim χazīnedār-ıdı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
χazīne (p[ers].) pro ar[ab]. χazāne vul. hazna [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
χazīne, tr. zebanzedi χazne

Ar χazīna(t) خزينة z [#χzn faˁīlā(t) sf. fem.] gömü, depo, kıymetli eşya veya para konulan yer OFa ganz/gazn/gazīnag a.a. << EFa gaza/ganza- a.a.

Not: İran kültürünün en belirgin kavramlarından biri olarak komşu dillerin tümüne girmiştir. Bk. D-M sf. sub gnz, gzn ve gzng. • Arapçada tercih edilen χazāna biçimine karşılık Men sf. χazīna biçiminin Farisī olduğunu belirtir. Buna karşılık Tacül Arus ve Lane her iki yazımı doğru Arapça kabul ederler.

Benzer sözcükler: hazine tahvili, hazine-i hassa, hazinedar, hazne

Bu maddeye gönderenler: cenaze, gazete, mahzen (mağaza)


14.03.2020
haziran

Ar ḥazīrān حزيران zRumi takvimin dördüncü ayı ?

hazire

Ar ḥaẓīra(t) حظيرة z [#ḥẓr faˁīlā(t) sf. fem.] çit, çitle çevrili yer, ağıl Ar ḥaẓara حَظَرَ zçitle kapattı

hazirun

Ar ḥāḍirūn حاضرون z [#ḥḍr çoğ.] hazır olanlar, mecliste bulunanlar Ar ḥāḍir حاضر z [t.] hazır +ūn

hazret

Ar ḥaḍra(t) حضرة z [#ḥḍr faˁla(t) mr.] 1. huzur, mevcudiyet, prezans, 2. bir saygı deyimi Ar ḥaḍara حضر zhazır idi, yüzyüze bulundu

he

ünl olumlama ünlemi