hazan1

hayy

Ar ḥāyy حَاىّ z [#ḥyy fāˁil fa.] diri, canlı, Allah'ın bir sıfatı Ar ḥayya حَىَّ zcanlı idi, yaşadı

hayz

Ar ḥayḍ حيض z [#ḥyḍ faˁl msd.] 1. akma, seyelan, 2. kadınlarda adet görme Ar ḥāḍat حاضت zaktı, adet gördü

haz

Ar ḥaẓẓ حظّ z [#ḥẓẓ faˁl msd.] pay, kısmet, nasip, şans Ar ḥaẓẓa حظّ ztalihli idi

haza

Ar hāḏā هٰذا zbu, şu, işbu, işte

hazakat

Ar ḥaḏiḳ حاذق z [#ḥḏḳ fāˁil fa.] mahir, becerikli ≈ Ar ḥaḏāḳa(t) حذاقة z [faˁāla(t) msd.] maharet, beceri Ar ḥaḏiḳa حذق zmahir ve becerikli idi

hazan1

[ Kutadgu Bilig, 1069]
yaruk yaz teg erdim tümen tü çiçeklig / χazān mu tüşüttüm kamuġnı kuruttım [aydınlık yaz gibi idim binlerce çiçekli, sonbahar mı getirdim, hepsini kuruttum] [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Ol-daχı korkdı, sögüt gibi titredi, χazān gibi sarardı,

Fa χazān خزان zsonbahar

Benzer sözcükler: hazan mevsimi, hazan yaprağı


12.08.2017
hazan2

İbr/Aram ḥazzān חזן z1. tapınak görevlisi, 2. sinagogda ilahi okumakla görevli kişi, kantor Akad χazannu/χazānu kent yöneticisi

hazar

Ar ḥaḍar حَضَر z [#ḥḍr faˁal msd.] 1. meskûn ve ekilip biçilen yer, abadanlık, 2. seferi veya bedevi olmama hali, yerleşiklik Ar ḥaḍara حَضَرَ zmeskûn ve yerleşik idi

hazf

Ar ḥaḏf حذف z [#ḥḏf faˁl msd.] giderme, eksiltme

hazım

Ar haḍm هَضْم z [#hḍm faˁl msd.] sindirim Ar haḍama هَضَمَ zsindirdi

hazır

Ar ḥāḍir حاضر z [#ḥḍr fāˁil fa.] şimdi ve burada olan, huzurda bulunan, mevcut, amade Ar ḥaḍara حضر zhazır idi, huzurda idi