hazakat

hayvan

Ar ḥayawān حَيَْوَان z [#ḥyw] 1. yaşama, canlı olma, 2. her çeşit canlı varlık, canavar Ar ḥayya حَيَّ zyaşadı, canlı idi

hayy

Ar ḥāyy حَاىّ z [#ḥyy fāˁil fa.] diri, canlı, Allahın bir sıfatı Ar ḥayya حَىَّ zcanlı idi, yaşadı

hayz

Ar ḥayḍ حيض z [#ḥyḍ faˁl msd.] 1. akma, seyelan, 2. kadınlarda adet görme Ar ḥāḍat حاضت zaktı, adet gördü

haz

Ar ḥaẓẓ حظّ z [#ḥẓẓ faˁl msd.] pay, kısmet, nasip, şans Ar ḥaẓẓa حظّ ztalihli idi

haza

Ar hāḏā هٰذا zbu, şu, işbu, işte

hazakat

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
irdi bir kehhâl-i ḥāzıḳ [mahir bir göz doktoru] otı çok / gördi gözsüzi ki iki gözi yok [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
ˁācem pādişāhlarından birisi bir ḥāẕık ṭabīb ḥażret-i risālete viribidi [gönderdi] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
hıẕāḳ & haẕāḳat: Solertia.

Ar ḥaḏiḳ حاذق z [#ḥḏḳ fāˁil fa.] mahir, becerikli ≈ Ar ḥaḏāḳa(t) حذاقة z [faˁāla(t) msd.] maharet, beceri Ar ḥaḏiḳa حذق zmahir ve becerikli idi

Benzer sözcükler: hazakat


23.09.2017
hazan1

Fa χazān خزان zsonbahar

hazan2

İbr/Aram ḥazzān חזן z1. tapınak görevlisi, 2. sinagogda ilahi okumakla görevli kişi, kantor Akad χazannu/χazānu kent yöneticisi

hazar

Ar ḥaḍar حَضَر z [#ḥḍr faˁal msd.] 1. meskûn ve ekilip biçilen yer, abadanlık, 2. seferi veya bedevi olmama hali, yerleşiklik Ar ḥaḍara حَضَرَ zmeskûn ve yerleşik idi

hazf

Ar ḥaḏf حذف z [#ḥḏf faˁl msd.] giderme, eksiltme

hazım

Ar haḍm هَضْم z [#hḍm faˁl msd.] sindirim Ar haḍama هَضَمَ zsindirdi