haz

haysiyet

Ar ḥayṯiyya(t) حيثيّة z [y. msd.] ilgi, itibar, şeref, kalite Ar ḥayṯ حيث z [#ḥys̠] yer veya neden belirten bağlaç, nerede, nasıl ki, bundan ötürü +īya(t)2

hayta

?

hayvan

Ar ḥayawān حَيَْوَان z [#ḥyw] 1. yaşama, canlı olma, 2. her çeşit canlı varlık, canavar Ar ḥayya حَيَّ zyaşadı, canlı idi

hayy

Ar ḥāyy حَاىّ z [#ḥyy fāˁil fa.] diri, canlı, Allah'ın bir sıfatı Ar ḥayya حَىَّ zcanlı idi, yaşadı

hayz

Ar ḥayḍ حيض z [#ḥyḍ faˁl msd.] 1. akma, seyelan, 2. kadınlarda adet görme Ar ḥāḍat حاضت zaktı, adet gördü

haz

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bir birinden ḥāẓẓ alur leẕẕet virür [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ḥaẓẓ: Sors bona, felicitas [iyi talih, baht]. Usit. delectatio, gustus [kullanımda: hoşlanma, tad alma]. Hazz sürmek. Balıkdan hazz itmem. YTü: [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
hazcılık, hedonizm = İstilzaziye

Ar ḥaẓẓ حظّ z [#ḥẓẓ faˁl msd.] pay, kısmet, nasip, şans Ar ḥaẓẓa حظّ ztalihli idi

Not: "Tad alma, keyif" anlamı 13. yy'dan önce popüler Arapçada veya Farsçada belirmiş olmalıdır.

Benzer sözcükler: hazcılık, hazzetmek


21.08.2017
haza

Ar hāḏā هٰذا zbu, şu, işbu, işte

hazakat

Ar ḥaḏiḳ حاذق z [#ḥḏḳ fāˁil fa.] mahir, becerikli ≈ Ar ḥaḏāḳa(t) حذاقة z [faˁāla(t) msd.] maharet, beceri Ar ḥaḏiḳa حذق zmahir ve becerikli idi

hazan1

Fa χazān خزان zsonbahar

hazan2

İbr/Aram ḥazzān חזן z1. tapınak görevlisi, 2. sinagogda ilahi okumakla görevli kişi, kantor Akad χazannu/χazānu kent yöneticisi

hazar

Ar ḥaḍar حَضَر z [#ḥḍr faˁal msd.] 1. meskûn ve ekilip biçilen yer, abadanlık, 2. seferi veya bedevi olmama hali, yerleşiklik Ar ḥaḍara حَضَرَ zmeskûn ve yerleşik idi