haylaz

hayıf

Ar ḥayfā حيفا zyazık! (ünlem) Ar ḥayf حَيْف z [#ḥyf faˁl msd.] zulüm, günah Ar ḥāfa حَافَ zzulmetti, haksızlık yaptı

hayır

Ar χayr خَيْر z [#χyr faˁl msd.] 1. iyi, daha iyi, tercih edilen, 2. iyilik Ar χāra خَارَ zseçti, tercih etti

hayırhah

§ Ar χayr خير ziyilik Fa χʷāh خواه zisteyen

hayıt

~? Ar ḥāˀiṭ حاىٔط z [#ḥwṭ fāˁil fa.] çit, avlu duvarı

haykır|mak

<< ETü aykır- bağırmak onom ay/hay bağırma sesi +kIr-

haylaz

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
haylamak: Curare [umursamak]. (...) haylamaz: non refert, non obest [umursamaz]. TTü: [ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1831]
Fainéantise: haylazlık, tembellik

<< TTü haylamaz aldırmaz TTü hayla- aldırmak, umursamak +mAz <? ünl hay ilgi ve kaygı ünlemi +lA-

 hay

Benzer sözcükler: haylamak, haylazlık


25.10.2017
hayli

Ar χayl خَيْل zaşiret, güruh, ordu (≈ Aram χeyl חיל zgüruh, ordu ≈ Akad ellatu a.a. )

haymatlos

Alm Heimatlos hiçbir ülke vatandaşı olmayan kişi, yurtsuz § Alm Heimat yurt, vatan Alm +los +siz, yoksunluk eki

hayran

Ar ḥayrān حيران z [#ḥyr faˁalān msd.] şaşkın, mecnun, çılgın Ar ḥāra حَارَ zşaştı

hayrat

Ar χayrāt خيرات z [#χyr çoğ.] hayır işleri, iyilikler Ar χayra(t) خيرة z [t.] hayırlı şey, hayır işi +āt

hayret

Ar ḥayra(t) حَيرة z [#ḥyr faˁla(t) msd.] şaşma, şaşkınlık Ar ḥāra حَارَ zşaştı