hayalet

havza

Arapça ḥwz kökünden gelen ḥawza(t) حوزة z "1. mülk, varlık, 2. bir şeyin sınırları içinde olan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥāza حاز z "elde etti, tuttu, sahip oldu" fiilinin faˁla(t) vezninde ismi merresidir.

hay

"ilgi, kaygı, dilek, üzüntü ünlemi" ünlemdir.

haya1

Arapça ḥyw kökünden gelen ḥayāˀ حياء z "utanma, utangaçlık" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥayā "utandı" fiilinin faˁla(t) vezninde masdarıdır.

haya2

Farsça χāye خايه z "1. yumurta, 2. er yumurtası, testis" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça χāyag "yumurta" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen aya- sözcüğü ile eş kökenlidir.

hayal

Arapça χyl kökünden gelen χayāl خَيَال z "imgelem, zihinsel görüntü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χāla خَالَ z "hayal etti" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

hayalet
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
devleti dünyā χayālāti rüyā gibi bī-beḳādür [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
χayālet خيالت: Vahimeye görünen bî-vücut suret.

Köken

Arapça χyl kökünden gelen χayālāt خيالات z "hayal mahsulleri, hayali varlıklar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χayāl خيال z sözcüğünün çoğuludur.

Daha fazla bilgi için hayal maddesine bakınız.


12.12.2014
hayat1

Arapça ḥyw kökünden gelen ḥayāˀa(t) حياة z "1. canlı olma, yaşama, 2. yaşam" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥayya حَيَّ z "canlı idi, yaşar idi" fiilinin faˁāla(t) vezninde masdarıdır. (NOT: Bu sözcük İbranice ḥy kökünden gelen ḥay veya ḥayah "canlı (sıfat), canlı varlık, hayvan (ad)" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

hayat2

Arapça ḥwṭ kökünden gelen ḥayāṭ حَيَاط z "1. duvarlar, çitler, 2. çitle çevrili avlu, dış duvar içinde fakat ev kapısı dışında olan alan" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥāˀit حَائِت z "çevre duvarı, çit" sözcüğünün faˁāl vezninde çoğuludur. Bu sözcük Arapça ḥāṭa حَاطَ z "çitle çevirdi, kuşattı" fiilinin tekilidir.

hayati

Arapça ḥayāˀa(t) "hayat" sözcüğünden +ī ekiyle türetilmiştir.

haybe

Arapça χyb kökünden gelen χayba(t) خيبة z "düş kırıklığı, kaybediş, fiyasko" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χāba "düş kırıklığına uğramak, boşa çıkmak" fiilinin faˁla(t) vezninde türevidir.

haydari

ḥaydar "Erdebil şeyhi, Cüneyd'in oğlu ve Şah İsmail'in babası (ö. 1488)" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük Arapça ḥdr kökünden gelen ḥaydar حيدر z "arslan" sözcüğünden türetilmiştir.