havan

hava

Fa hawā هوا zhava, yel, esinti, melodi

havadis

Ar ḥawādiṯ حَوَادِث z [#ḥds̠ fawāˁil çoğ.] olaylar, hadiseler Ar ḥadīṯa(t) حديثة z [t.]

havai

Fa havāī هواى zhavaya dair, havasal

havale

Ar ḥawāla(t) حَوَالة z [#ḥwl faˁāla(t) msd.] dönme, döndürme, borcu veya ödevi başkasına devretme, aktarma Ar ḥāla حَالَ zdöndü

havali

Ar ḥawāli حَوالٍ z [#ḥwl fawāˁil çoğ.] etraf, çevreler Ar ḥawl حَوْل z [t.] çevre, döngü Ar ḥāla حَالَ zdöndü, dönüştü

havan

[ Codex Cumanicus, 1303]
mortale - haouâ [hawan] - Tr: touguč [döğgüç] [ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
ol otları hāvene koygıl ve döğgil, andan biraz yağ katgıl ve yoğurgıl [ Meninski, Thesaurus, 1680]
havān, vitiosè pro hāven. Mortarium. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
āl-i Osman'ın Kandiye fātihi olan (...) havān topları

Fa/OFa hāvan هاون zöğütme kabı ≈ Ave hāvana- a.a.

Benzer sözcükler: havan topu


13.04.2015
havari

Ar ḥawārī حَوَارِى z [#ḥwr] İsa'nın 12 müridinden her biri ~? Eth ḥawārī yolcu, elçi, haberci Eth ḥäwar gitmek

havas

Ar χawāṣṣ خَوَاصّ z [#χṣṣ fawāˁil çoğ.] özel olanlar, seçkinler, elitler Ar χāṣṣ خَاصّ z [t.] seçkin

havf

Ar χawf خوف z [#χwf faˁl msd.] korku Ar χāfa خاف zkorktu

havi

Ar ḥāwi حاوٍ z [#ḥwy fāˁil fa.] toplayan, kapsayan, içeren Ar ḥawā حوا ztopladı

havil

Ar hawl هول z [#hwl faˁl msd.] korkma, korku Ar hāla هَالَ zkorkuttu