hasta

hasr

Arapça ḥṣr kökünden gelen ḥaṣr حصر z "çit veya duvar veya askerle etrafını çevirme, kuşatma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥaṣara حصر z "kuşattı, sınırladı, duvarla çevirdi" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice ḥāṣer "1. hasat, 2. avlu, çitle çevrili yer, özel mülk" sözcüğü ile eş kökenlidir.

hasret

Arapça ḥsr kökünden gelen ḥasra(t) حسرة z "yokluk, yoksunluk" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice ḥsr kökünden gelen ḥāsar חסר z "eksik ve yoksun olmak" sözcüğü ile eş kökenlidir.

hassa1

Arapça χṣṣ kökünden gelen χāṣṣa(t) خاصّة z "1. özel şey veya kişi (dişil), 2. özellik, hususiyet" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça χaṣṣa خَصَّ z "seçti, ayırdı" fiilinin fāˁila(t) vezninde etken fiil sıfatı dişilidir.

hassa2

Arapça ḥss kökünden gelen yazılı örneği bulunmayan *ḥāssa حاسّة z sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥassa حَسَّ z "hissetti, kokladı" fiilinin etken fiil sıfatı dişilidir.

hassas

Arapça ḥss kökünden gelen ḥassās حسّاس z "hisseden, duyarlı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥassa حَسَّ z "hissetti" fiilinin faˁˁāl vezninde meslek adııdır.

hasta
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"yaralı" [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
gemiciyi χasta kıldı bu χitāb / illā ol dem vérmedi aŋa cevāb "... hasta, sayrı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
χaste usit. vulg. χasta vel hasta hastahane [ Artin Hindoğlu, Hazine-i Lugat, 1831]
Hopital: χasta χāne, pimar χāne [bimarhane] hastabakıcı [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
hastabakıcı: Sureti mahsusada hastaya hizmet eden kadın veya erkek.

Köken

Farsça χaste خسته z "yaralı, sayrı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça χastan خستن z "yaralamak, yaralanmak" fiilinin geçmiş zaman fiil-sıfatııdır.

Ek açıklama

Orijinal anlamı "yaralı" olduğu halde, "sayrı" anlamına Farsça ve Türkçede eski tarihten itibaren rastlanır. Güncel Farsçada "yorgun" anlamında kullanılır.

Benzer sözcükler

hastabakıcı, hastahane, hastalanmak, hastalık, hastalıklı, hastane


14.11.2019
hasut

Arapça ḥsd kökünden gelen ḥasūd حسود z "kıskanç" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥasada حَسَدَ z "ksıkandı" fiilinin faˁūl vezninde sıfatıdır.

haşa

(NOT: Arapça ḥāşa-llāhi حَاشَ الله z "Allah göstermesin (olumsuz dilek sözü)" deyiminden türetilmiştir. ) Arapça deyim Arapça ḥşy kökünden gelen ḥāşā حَاشَى z "dışladı, uzak etti, tenzih etti" fiilinden türetilmiştir.

haşarı

Arapça ḥaşarī حشرى z "haşerata ait" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥşr kökünden gelen ḥaşara(t) حشرة z sözcüğünün nisbet halidir.

haşat

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

haşefe

Arapça ḥşf kökünden gelen ḥaşafa(t) حشفة z "penis başı, glans" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥaşafa حشف z "büzüştü" fiilinin faˁala(t) vezninde ismi merresidir.