harman

harikzede

§ Ar ḥarīḳ حريق z [#ḥrḳ] yangın Fa zade زده zvurmuş

harim

Ar ḥarīm حريم z [#ḥrm faˁīl sf.] yasak alan, korunmuş yer Ar ḥarama حَرَمَ zyasakladı

harir

Ar ḥarīr حرير z [#ḥrr faˁīl sf.] 1. yanan, yanar, 2. ipek Ar ḥarra حرّ zkızdı, yandı

haris

Ar ḥarīṣ حريص z [#ḥrṣ faˁīl sf.] arzu eden, hırslı Ar ḥaraṣa حَرَصَ zarzuladı

harita

Yun χártis χάρτης zkâğıt, rulo halinde evrak, pafta ≈ İt carta/charta a.a. EYun χártēs χάρτης zpapirüs, papirüs rulosu

harman

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
χazīne açtı altun, kümüş çıkardı χırman meŋizlig [harman gibi] yığdurdı, aydı: bu kamuğ mālnı Muhammedge bağışladım [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
bir χırmen divşürdi döndi girü oda yakdı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
χırmen vulg. harman [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
harman خرمان: (...) 5. her birinden birer tane alınıp bir takım yapmak üzere ayrı ayrı sıralanmış kitap cüzleri veya tütün yaprakları "(argo)" [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
harman: Esrarkeşlerin humar hali, ayıklık, esrarsızlık

Fa χirman خِرمَن zbiçilmiş ekini yığma ve bu işin yapıldığı yer, harman yeri

Benzer sözcükler: harmanlamak, kirmen

Bu maddeye gönderenler: harmani


09.09.2017
harmandalı

TTü χarbendelü «kervancılar», Anadolu'da bir cemaat adı Fa χarbande خربنده zeşekçi, kervancı § Fa χar خر zeşek Fa bande بنده zkul, uşak

harmani

<< TTü harvanī kolsuz cübbe, pelerin ?

harp1

Ar ḥarb حرب z [#ḥrb faˁl msd.] savaş, cenk

harp2
harpuşta

Fa χarpuşte خر پشته zeşek sırtı § Fa χar خر zeşek Fa puşta پشته zsırt