han2

hamule

Ar ḥamūla(t) حَمُولة z [#ḥml faˁūlā(t) msd.] yük hayvanı, bir hayvanın taşıdığı yük Ar ḥamala حَمَلَ ztaşıdı

hamur

Ar χamīr خمير z [#χmr faˁīl sf.] kabarmış, mayalanmış, mayalanmış hamur Ar χamara خمر zkabardı, mayalandı

hamuş

Fa χāmūş خاموش zdilsiz, sessiz

hamut

?

han1

Fa/OFa χān خان zkonak, konut

han2

ETü: [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
Ozmış tégin χān bolmış [Ozmış Tigin hükümdar olmuş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
χān [[Türklerin en üst hükümdarına (al-maliku'l aˁzām) bu unvan verilir (...) χāḳān ve χān, her iki biçim kullanılır.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
[[ḳān ayrıca hükümdar (al-malik) anlamında kullanılır]]

<< ETü χaḳan/χaġan/χān hükümdar

 hakan

Not: ETü χaġan/χāḳān unvanının varyant biçimidir. 13. yy'dan sonra özellikle Doğu Türk dillerinde daha düşük mertebedeki çeşitli iktidar sahipleri için kullanılır.

Benzer sözcükler: hanlık, hanzade

Bu maddeye gönderenler: hanım (haminne)


26.03.2015
hançer

Ar ḥancar حنجر z [#ḥncr q.] kısa savunma bıçağı Aram χangərā חנגרא za.a. (≈ Sogd χangar a.a. )

hançere

Ar ḥancara(t) حنجرة z [#ḥncr faˁlala(t) q. msd.] boğazın üst kısmı, gırtlak, veya boğazı kapatan kas (≈ İbr gargeret גרגרת za.a. ≈ Akad gangaritu a.a. )

handan

Fa χʷandān خوَندان zgülen, gülümseyen Fa χʷandan خوَندن zgülmek +ā(n) ≈ OFa χandag gülme

handikap

İng handicap 1. çeşitli atlara şanslarını eşitlemek için farklı ağırlıklar yüklendiği at yarışı türü, 2. oyunda rakibe tanınan avantaj, 3. dezavantaj İng hand i' cap «el şapkada», eski bir oyun § İng hand el İng cap külah, şapka

handiyse

ETü kanda/kayda nerede ETü kañu ne, hangi +dA