hanüman

hani2

Yeni Yunanca χánni χάννι z "bir balık türü, serranus hepatus" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen χánnē χάννη z sözcüğünden evrilmiştir.

hanif

Arapça ḥnf kökünden gelen ḥanīf حنيف z "1. Kuran'da Hz. İbrahim'in dini inancını tanımlamak için kullanılan bir sıfat, 2. tek tanrıcı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice ḥnp kökünden gelen ḥanəphā חנפא z "pagan, putperest, kitabi dinlerden önceki dinlere mensup" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice ḥanēph חנף z "kâfir, dinsiz" sözcüğü ile eş kökenlidir.

hantal

Arapça ḥnṭl kökünden gelen ḥanṭal veya χanṭal حنطل/خنطل z "acı meyvesi müshil ve çocuk düşürücü olarak kullanılan bir bitki, ebucehil karpuzu, it hıyarı, colocynthis" sözcüğünden alıntıdır.

hanuka

İbranice ḥnk kökünden gelen ḥanukah חנכה z "1. kutsama, adama, 2. Kudüs tapınağının kutsanmasını kutlayan Yahudi bayramı" sözcüğünden alıntıdır.

hanut

Ermenice χanut խանութ z "dükkân" sözcüğünden alıntıdır. Ermenice sözcük Aramice/Süryanice ḥanūthā חַנוּתא z "dükkân" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice ḥānoth חָנוּת z "1. çadır, 2. sanatkâr veya satıcı hücresi, dükkân" sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice ḥānāh "çadır kurmak, konmak, yerleşmek" fiilinden türetilmiştir. (Kaynak: Jastrow, Dict. of the Targumim, Talmud Bavli etc. sf. 482.)

hanüman
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
terk kıldı ol yüz-içün χān-u-mān [evi barkı terk etti] [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
ābādān olan χānümānleri talān ittıler

Köken

Farsça χān ū mān خان و مان z "ev bark" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Orta Farsça aynı anlama gelen χān ud mān sözcüğünden evrilmiştir. (Kaynak: McK 93) Bu sözcük Farsça ve Orta Farsça χān "ev, konak" ve Farsça ve Orta Farsça mān "ev, hane" sözcüklerinin bileşiğidir. Farsça sözcük Farsça ve Orta Farsça māndan, mān- "kalmak, barınmak" fiili ile eş kökenlidir.

Daha fazla bilgi için han1, manda1 maddelerine bakınız.


04.12.2017
hanzo

Hanzo "Kemal Sunal'ın aynı adlı filminde bir karakter" özel adından türetilmiştir. (İlk kullanımı: 1975) Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

hap1

Arapça ḥbb kökünden gelen ḥabb حبّ z "1. tohum, tane, 2. tıpta tane haline getirilmiş ilaç" sözcüğünden alıntıdır.

hap2

"yeme ve yutma sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

hapaz

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

hapis

Arapça ḥbs kökünden gelen ḥabs حبس z "1. tutsak etme, kapatma, 2. tutsaklık yeri" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ḥabasa حبس z "kıstı, kısıtladı, kapattı, hapsetti" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice #χbş חבש z "bağlama, özellikle sarık veya baş örtüsü bağlama, kuşak, at koşumu" kökü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice kök Akatça abāşu "bağlama" sözcüğü ile eş kökenlidir. )