ham halat

halter1

Fr haltère/haltéres spor amacıyla kaldırılan ağırlık << OLat halteres a.a. EYun ʰaltḗres ἁλτήρες za.a. EYun ʰallomai, ʰalto- ἅλλομαι zsıçramak, ani hareketle kalkmak

halter2

İng halter 1. hayvan veya insan boynuna takılan ip, koşum, yular, 2. giyside ip şeklinde boyun askısı << Eİng hælfter a.a. Ger *halb- tutmak, iki şeyi birbirine bağlamak

halükâr
halüsinasyon

Fr hallucination hezeyan << OLat hallucinatio hezeyan, sayıklama OLat hallucinari aklı şaşmak, sayıklamak +()tion EYun ʰalýks ἁλύξ zbunaltı, kâbus EYun ʰalýssō ἁλύσσω zbunalmak

halvet

Ar χalwa(t) خلوة z [#χlw faˁla(t) msd.] yalnızlık, tenhalık, inziva yeri Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

ham halat

[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
χām χalad: çerçi esvabı [Maraş Türkmenleri lehçesinde] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
χām χalad خام خلاد [kaba ve hoyrat kimse]

<< TTü χām aχlad olgunlaşmamış yaban armudu

 ham1, ahlat

Not: Aynı anlamda ham armut deyimi 20. yy ortalarına dek sözlüklerde mevcuttur.


16.09.2014
ham1

Fa χām خام z1. pişmemiş, çiğ, 2. olgunlaşmamış

ham2

onom yeme veya yutma sesi

hamak

Fr hamac iki ağaç arasına gerilen salıncaklı yatak İsp hamaca/hamaque a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino hamaka a.a.

hamakat

Ar ḥamāḳa(t) حماقة z [#ḥmḳ faˁāla(t) msd.] ahmak olma, aptallık Ar ḥamuḳa حَمُقَ zahmak idi

hamal

Ar ḥammāl حمّال z [#ḥml faˁˁāl mesl.] yük taşıyıcı Ar ḥamala حَمَلَ zyük taşıdı