halvet

halt

Ar χalṭ/χilṭ خَلْط z [#χlṭ faˁl msd.] 1. karışım, karıştırma, 2. eski tıpta insan bünyesini belirleyen dört maddenin her biri Ar χalaṭa خَلَطَ zkardı

halter1

Fr haltère/haltéres spor amacıyla kaldırılan ağırlık << OLat halteres a.a. EYun ʰaltḗres ἁλτήρες za.a. EYun ʰallomai, ʰalto- ἅλλομαι zsıçramak, ani hareketle kalkmak

halter2

İng halter 1. hayvan veya insan boynuna takılan ip, koşum, yular, 2. giyside ip şeklinde boyun askısı << Eİng hælfter a.a. Ger *halb- tutmak, iki şeyi birbirine bağlamak

halükâr
halüsinasyon

Fr hallucination hezeyan << OLat hallucinatio hezeyan, sayıklama OLat hallucinari aklı şaşmak, sayıklamak +()tion EYun ʰalýks ἁλύξ zbunaltı, kâbus EYun ʰalýssō ἁλύσσω zbunalmak

halvet

"zaviye, inziva hücresi" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
gūşelerde bir evi χalvet kılur "... hamamda hücre" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
on kurnalu ve iki χalvetlü ve bir latīf cāmekānlu āb u hevāsı latīf hammām

Ar χalwa(t) خلوة z [#χlw faˁla(t) msd.] yalnızlık, tenhalık, inziva yeri Ar χalā خلا zyalnız idi, inzivaya çekildi

 hela

Benzer sözcükler: halvet olmak, halvete girmek


21.04.2015
ham halat

<< TTü χām aχlad olgunlaşmamış yaban armudu

ham1

Fa χām خام z1. pişmemiş, çiğ, 2. olgunlaşmamış

ham2

onom yeme veya yutma sesi

hamak

Fr hamac iki ağaç arasına gerilen salıncaklı yatak İsp hamaca/hamaque a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino hamaka a.a.

hamakat

Ar ḥamāḳa(t) حماقة z [#ḥmḳ faˁāla(t) msd.] ahmak olma, aptallık Ar ḥamuḳa حَمُقَ zahmak idi