halik

halıfleks

marka Halıfleks kauçuk tabanlı yer halısı markası (İlk kullanım: 1971)

hali

Ar χāli خالٍ z [#χlw fāˁil fa.] yalnız, tenha, ıssız, yoksun Ar χalā خلا zyalnız idi

haliç

Ar χalīc خليج z [#χlc faˁīl sf.] çekinti, nehirden çekilen kanal, deniz kıyısındaki lagun, körfez Ar χalaca خلج zkıvrandı

halife

Ar χalīfa(t) خليفة z [#χlf faˁīlā(t) sf. fem.] birinin yerine geçen, halef; İslam hükümdarı Ar χalafa خَلَفَ zyerine geçti, ardından geldi (≈ Aram ḥalaph חַלַף z [#ḥlp] yerine (edat) )

halihazır

§ Ar ḥāl حال zdurum Ar ḥāḍir حاضر zşimdiki

halik

[ Kutadgu Bilig, 1069]
törütügli χāliḳ ne kolsa kılur [yaratan yaradan ne dilerse kılar] [ Sultan Veled, Divan, <1321]
Uslular hayrān kalur bu sözlere / Kim χalāyık χāliḳı nite göre?

Ar χāliḳ خالق z [#χlḳ fāˁil fa.] yaratan, Allahın sıfatlarından biri Ar χalaḳa خلق zyarattı

 halk2


10.09.2017
halile

Ar ḥalīla(t) حَلِيلَةُ z [#ḥll faˁīla(t) sf. fem.] zevce Ar ḥalīl حَلِيلُ z [faˁīl ] nikahlı kişi, zevç Ar ḥalla حلّ z1. çözdü, ihramdan çıktı, 2. nikahladı

halim

Ar ḥalīm حليم z [#ḥlm faˁīl sf.] yumuşak huylu Ar ḥaluma حَلُمَ zyumuşadı

halis

Ar χāliṣ خالص z [#χlṣ fāˁil fa.] arı, saf, temiz Ar χalaṣa خلص zarındı, kurtuldu

halita

Ar χalīṭ خليط z [#χlṭ faˁīl sf.] karışık Ar χalaṭa خَلَطَ zkarıştırdı

halk1

Ar χalḳ خلق z [#χlḳ] herhangi bir insan topluluğu, ahali ≈ Aram χelḳā חֶלְקָא z [#χlḳ] pay, bölük, kısım Aram χālaḳ חלק zpay etmek, bölmek